Vegan Beslenme ile ilgili 11 Çok Yanıltıcı Bilgi

Frustrated Young Woman With Vegetables on a Plate
Veganlık, bir beslenme eğilimi olarak oldukça fazla ilgi görüyor. Veganlık ya da veganizm, hayvansal gıdaları, giyecekleri ve diğer tüm yan ürünleri kullanmayı reddetme anlamına geliyor.
Kendilerini "Vegan" olarak tanımlayan kişiler, vejetaryenlerden farklı olarak, süt ürünleri, yumurta ve hatta bal dahil olmak üzere hayvani hiçbir ürünü tüketmiyorlar.

Herkesin fikirlerine saygı duymak gerektiği gibi, yeme alışkanlıklarına da sonuna kadar saygı duymak lazım. Ancak vejeteryan ve vegan beslenme alışkanlıkları hakkında öyle şeyler söyleniyor ve yazılıyor ki, et ve hayvan ürünleri tüketenlere neredeyse böcek muamelesi yapılıyor. Onlara göre hem hayvanlara binbir türlü işkence yapıyoruz, hem de zaten hayvani besinler yediğimiz için birkaç senelik ömrümüz var!

Twitter'da aylar önce takip ettiğim bir tartışmadan sonra, konuyu merak edip araştırdığımda aradığım türde bir cevabı bu yazıda buldum. Yazının güzel yanı, tam da benim istediğim gibi bilimsel çalışmalara referans vermesi. Yazıyı birebir çevirmeye karar verdim. Ancak referansları çevirmeye ne vaktim ne de sabrım yetebilir. Bu nedenle orjinal yazıdaki referansları aynen korudum. Yani referanslar İngilizce.


Bu yazıya olumlu ya da olumsuz yüzlerce eleştiri gelmiş. Vegan siteleri de burada yazılanları kendilerince çürütmüşler. Ancak, bu yazıda olduğu gibi bilimsel referanslar veren bir cevaba rastlamadım. Aşağıda yazılanlar hakkında daha doğru ve ispatlanabilir bilgiye sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, lütfen yorum kısmında belirtin.


Bu yazı sadece gıdalar üzerine. Hayvansal veya bitkisel gıdaların nasıl elde edildiği, nasıl işlendiği (işlenmiş gıdalar konu edilmiş), hayvan yetiştirilen yerlerde ve mezbahalardaki korkunç koşullar, hayvan yetiştirmekte harcanan kaynaklar vb. konunun dışında. Bu konuların bir kısmında veganlara hak vermemek de elde değil açıkçası.


Buradan sonrası orjinal yazının çevirisidir.

Vegan diyetinin arkasında sağlam bilimsel kanıtlar olduğu iddia edilir.
Kilo vermeyi sağladığı ve hatta ölümcül hastalıkları önlediği de söylenir.

Ancak, veganlık savunucuları hikayenin tamamını nedense anlatmazlar.
Onlara göre vegan beslenmenin lehinde kesin kanıtlar vardır.

Gerçekte ise, bu kanıtlar çok da geçerli değildir, ayrıca göz önüne almadıkları pekçok karşı kanıt da mevcuttur.

İşin gerçeği şu; vegan beslenme, en azından bazı insanlar için iyi sonuçlar verebilir.

Ayrıca, hayvansal gıdalardan kaçınmak için bazı ahlaki ve çevresel görüşler de vardır (her ne kadar ben bunlara katılmasam da).

Ancak vegan beslenme yanlıları, hayvansal gıdalar hakkında inanılmaz yanlışlarla dolu ve bilim dışı iddialar ortaya koyarak, sadece kendi beslenmelerinin sağlıklı olduğu görüntüsünü oluşturmaya çabalıyorlar.

Aşağıda vegan beslenme hakkındaki en önemli 11 yanıltıcı bilgi ve bilimsel açıklamaları bulabilirsiniz.

1. Vegan beslenmenin tüm faydaları, hayvansal gıdayı bırakmak sayesindedir

Kale
Vegan ve vejetaryen beslenmenin sağlık için yararlarına dair çalışmalar mevcuttur (1).
Bu beslenme şekillerinin taraftarları, tüm bu faydaları hayvansal gıdadan sakınmaya bağlarlar.
Gerçekte, çok sayıda başka faktör mevcuttur.
Doğru planlanan bir vegan diyeti, doğal gıdalardan oluşur. İngilizce Whole-Foods, Plant-Based (WFPB) olarak adlandırılır (Doğal-Bitki Bazlı).
Bu diyet sadece hayvansal gıdaları dışlamaz, aynı zamanda sağlığa zararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanan başka gıdalar da tüketilmez.
Hayvansal gıdalar dışında nelerin çıkarıldığına bir göz atalım…
  • Rafine şeker: İnsülin direncine ve karaciğerde yağlanmaya yol açar. Obezite, kalp hastalıkları ve şeker ile bağlantılıdır. (23456).
  • İşlenmiş tahıllar: Kan şekerinde ani sıçramalara, insülin direncine ve kilo alımına yol açarlar. Kronik ve çağdaş bazı hastalıklara yol açma ihtimalleri çok yüksektir. (789).
  • Bitkisel yağlar: Yüksek miktarda Omega-6 yağ asiti içerdiklerinden, her türlü iltihaplanma ve oksidatif hasarlarda artışa yol açarlar (101112).
  • Trans yağlar: Bu yapay yağlar aşırı zararlıdır. Pekçok hastalıkla, özellikle de kalp hastalıkları ile çok bağlantılıdır. (1314).
Bu diyetler işlenmiş gıdalardan da uzak dururlar. Bu gıdaların besleyici değerleri azdır, buna karşılık yapay kimyasal ve zararlı maddeleri bolca bulundururlar.
Buradaki makul açıklama, vegan diyetlerin sağladığı kazanımların, işlenmiş gıdalar ve rafine şeker gibi zararlı maddelerden kaçınmak sayesinde olduğudur. İşlenmemiş hayvansal gıdaları yememenin bunda hiçbir katkısı yoktur.
Vegan diyetler ile diğer diyetler karşılaştırılırken nedense işlenmemiş gıda diyetleri ya da Akdeniz diyetleri ile değil, sağlıksız, batı tipi fast-food beslenme ile karşılaştırmalar yapılır.
Özet: Vegan diyetlerinin faydaları daha çok zararlı ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak sayesindedir. İşlenmemiş hayvansal gıdaları yememek ile yukarıdaki faydaların bir ilgisi yoktur.

2. Doymuş yağlar ve kolesterol zararlı maddelerdir

Meat
Hayvansal yağların kalp hastalıklarına yol açtığı efsanesi veganlar arasında çok yaygındır.
Son yıllarda yapılan çalışmalar, bunun doğru olmadığını gösteriyor. Dünyada uzmanlar da fikirlerini değiştirmeye başladılar.
Doymuş yağ ve kolesterol, aslında kandaki kolesterol profilini iyileştirmektedir. Daha önceleri inanıldığı gibi, işleri daha da kötüye götürmemektedir (15).
Hem doymuş yağ, hem de kolesterol HDL kolesterolü ("iyi" kolesterol) yükseltiyor. Bu da kalp hastalıklarından koruyucudur (161718).
LDL seviyesinde küçük artışlara yol açabilirler ama, genellikle LDL partiküllerini küçük ve yoğun (kötü) halden, iri partiküllü hale dönüştürmektedirler (1920).
Çalışmalar, daha çok sayıda iri LDL partiküllerine sahip kişilerin, daha az kalp hastalıklarına yakalandıklarını gösteriyor. (212223).
Daha önce yapılmış diğer 21 çalışmanın sonuçlarının toplandığı ve toplam 347,747 katılımcıya ulaşan bir çalışmanın sonucu; doymuş yağ kullanımı ile kalp hastalıkları arasında hiçbir bağlantıya işaret etmemektedir (24).
Rastgele, kontrollü denemeler de benzer sonuçlar vermektedir. Doymuş yağı daha az kullanmak, ölüm riskine ya da kalpten ölme riskine herhangi bir katkı yapmamaktadır (25).
Yumurta (kolesterol kaynağı) üzerinde ve binlerce kişi ile yapılan çalışmalarda, yumurta tüketimi ve kalp hastalıkları arasında bir bağlantı bulunamamıştır (2627).
Şimdi… bazı veganlık taraftarları, bu çalışmalara güvenilmemesi gerektiğini, çünkü bu çalışmaların et, süt ya da yumurta endüstrileri tarafından desteklendiğini iddia edeceklerdir. Çok da ciddiye alınacak bir iddia değil bu.
Bu konularda çok fazla çalışma var ve çalışmaların çoğunun endüstriler tarafından desteklendiği doğru değil.
Gerçek şu; doymuş yağ ve kolesterol haksız yere şeytan ilan edildiler. Doğru düzgün yapılan araştırmalar, çoğu kişi için zararsız olduklarını gösteriyor.
Özet: Doymuş yağ ve kolesterolün kalp hastalığına yol açtığı miti, veganlar arasında hala çok rağbet görüyor ama, son yıllarda yapılan araştırmalar bu miti çürütecek sonuçlar ortaya çıkardı.

3. Kalp hastalıklarından koruduğu kanıtlanan tek beslenme şekli vegan diyetidir

Vegan diyetinin kalp hastalığını önleyen tek beslenme şekli olduğunun kanıtlandığı sık sık iddia edilir.
Woman Holding a Plate With Green Pepper
Bu iddia, çoğunlukla iki doktorun çalışmalarına dayandırılmaktadır; Dean Ornish ve Caldwell Esselstyn.
Bu çalışmalar gerçekten de çarpıcı sonuçlar vermiştir. Bu sonuçlar içinde koroner kalp hastalığını kısmen engelleme, hatta geri döndürme de bulunuyor. Bu sonuçlar anjiyogramlar ile de desteklenmektedir.
Sonuçlar, kolesterol gibi tartışılır ölçeklere göre daha kesin. Koroner kalp hastalığını kısmen engellemişler, bu da tek başına süper bir sonuç.
Ancak bu sonuçları doğrudan vegan diyetine bağlamak doğru olmaz. Onu da açıklayayım…
Ornish’in yaklaşımı yaşam stiline müdahaleleri de içeriyor. Çalışmaya katılan hastaları egzersiz yapıyor, meditasyon ile uğraşıyorlardı, ayrıca sigarayı da bırakmışlardı. Diğer sağlıklı yaşam tavsiyelerine de uyuyorlardı. Ayrıca hastalarına uyguladığı diyet vegan diyeti değil, az yağ kullanılan bir vejeteryan diyetiydi (28).
Esselstyn’in çalışmasında (sadece 22 kişinin katıldığı ve kontrol grubu olmayan bir çalışma) ise hastalara yüksek dozlarda statinli ilaçlar (kolesterol düşürücü) verilmişti (29).
İlaç kullanan ve egzersiz yapan kişilerin aynı zamanda vegan diyetinde olmaları, diyetin faydalarını ispatlamaz.
Diyetin faydaları ispatlanacaksa, diğer faktörlerin izole edilerek diyetin tek parametre olması sağlanmalıdır.
Özet: Düşük yağlı vegan/vejeteryan diyetlerinin koroner kalp hastalıklarını önlediğini iddia eden çalışmalar mevcuttur. Ancak bu çalışmalar, çeşitli ilaçlar, egzersiz, meditasyon gibi ek faktörler içermektedir.

4. "The China Study"

Vegetables
Vegan beslenme veya hayvansal gıda ile ilgili hemen hemen tüm tartışmalarda bu araştırma öne çıkarılır : The China Study (Çin Araştırması).
Bu araştırma, bir biyokimyager olan ve beslenme konusunda çalışmaları ile tanınan T. Colin Campbell'e ait bir kitaptır.
Kitap, hayvansal gıdaların (ve özellikle hayvansal proteinin) kalp hastalıkları ve kanserin baş sorumlusu olduğunu iddia etmektedir.
Araştırma, büyük bir epidemiyolojik çalışma olan The China-Cornell-Oxford Project'e dayandırılmakta ve sıçanlar üzerindeki bazı denemeleri de eklemektedir.
Daha sonra kafa karıştırıcı bir terminoloji sayesinde, sıçanlar üzerinde ve kazein gibi izole proteinler kullanılarak yapılan denemeler, insanların beslenme alışkanlıkları ve kanser ile bağlantılı imiş gibi gösterilmiştir.
Çalışmanın sonuçlarını analiz eden pekçok kişi kitabı eleştirdiler:
The China Study'nin sonuçları, metodoloji olarak çok daha üst düzey sayılabilecek birçok başka bilimsel çalışma ile uyuşmamaktadır.

Bu üst düzey çalışmalardan biri yine Asya'da yapılmıştır. 112,310 erkek ve 184,411 kadın üzerinde yapılan araştırma, kırmızı et tüketiminin erkeklerde kalp hastalığı riskini, kadınlarda ise kanser riskini azalttığı sonucuna varmıştır (30).
The China Study beslenme bilimi ile değil, olsa olsa bilimkurgu ile ilgilidir.
Özet: The China Study, tarafsız bilim adamları tarafından geçersizliği gösterilmiş, yazarının görmezden geldiği birçok üst düzey çalışma ile de çelişen bir kitaptır.

5. Hayvansal proteinler zararlıdır

Fish
Veganlar, sık sık hayvansal proteinin zararlı olduğunu iddia ederler.
Bu iddiaların çoğu, sıçanlar üzerinde izole protein ve rafine diyetler kullanılarak yapılan çalışmaları baz alır.
Doğal olmayan, rafine diyetler ile kemirgenler üzerinde yapılan bu çalışmaların insanlarda da geçerli olduğunu söylemek zor.
Birçok durumda, insan üzerinde yapılan diyet ile ilgili çalışmalar, kemirgenler üzerinde yapılanların tersi sonuçlar vermektedir. Hayvansal protein testlerinde de bu geçerlidir.
Gerçekte, kontrollü araştırmalar ile hem bitkisel hem de hayvansal proteinin sağlığa faydalı olduğu gösterilmiştir.
Yüksek miktarda protein içeren diyetlerin; yağ yakmayı kolaylaştırdığı, iştahı azalttığı ve kilo vermeye yardımcı olduğu gösterilmiştir (313233).
Bu diyetler, aynı zamanda kas oluşumuna, tansiyonun düşürülmesine, kemik sağlığına ve şeker hastalığı belirtilerinin geriletilmesine katkı sağlamaktadır (3435363738394041).
Kanıtlar, pekçok insanın daha az değil, daha çok hayvansal protein almaya ihtiyacı olduğunu gösteriyor (42).
Özet: Hayvansal proteinlerin zararlı olduğu konusundaki yaygın inanışa rağmen, araştırmalar aslında sağlığa faydaları olduğunu gösteriyor. Bu faydalar, kilo verdirme, kemik sağlığını iyileştirme, tansiyonu düşürme ve şeker hastalığı zararlarını azaltma olarak sayılabilir.

6. İnsanlar, hayvan yemeye uygun "tasarlanmamışlardır"

Bazı veganlar, insanların doğal olarak otobur olduklarını ve vücutlarımızın et yemeye uygun olmadığını iddia ederler.
Woman Wondering Whether to Eat Meat or Vegetables

















Bu tamamen yanlıştır. İnsanlar, milyonlarca yıldır et yiyorlar (4344).
Vücutlarımız et tüketmeye alışıktır ve etteki tüm besin unsurlarını kullanabilmektedir.
Aslına bakılırsa, sindirim sistemimiz otoburlara hiç benzemiyor.
Kalın bağırsağımız kısa, ince bağırsaklarımız uzun ve midemizde hayvansal proteini çözmeye yardım eden bol miktarda hidroklorik asit var.
Sindirim sistemimizdeki diğer organlarımızın büyüklükleri de etçil ve otçulların arasında bir yerlerde. Bu bile bizim doğal olarak hepçil (hepsini yiyebilen) olduğumuzu gösteriyor (45).
Aslında veganların genelde B12 takviyelerine ihtiyaç duymaları da beslenmelerinin sandıkları kadar "doğal" olmadığını gösteren güçlü bir argüman.
Çalışmalar, büyük bir beyne sahip olmamıza hayvani gıdalar tüketmemizin de yardımcı olduğu yönünde (46).
Avcı-toplayıcılar çok miktarda et yerler. Çok miktarda hayvani gıda tüketmek genlerimizde var (47).
Gerçek şu; insanlar hem hayvansal gıda, hem de bitkisel gıda ile beslenerek tam formda oluyorlar.
Özet: İnsanlar, doğal olarak hepçildir; bitkisel ve hayvansal gıdaların karışımı ile en üst performansı verirler. Sindirim sistemimizin anatomisi buna en iyi kanıttır.

7. Et yemek, kalp hastalıklarına, şeker hastalığına ve kansere yol açar

Raw Lamb Chops
Çağımızdaki çoğu kronik hastalık yakın zamanlarda ortaya çıkmıştır.
Kalp hastalıklarının artışı 1930'larda, şeker hastalığının hızlı yükselişi ise 20. yüzyılın sonlarında başlamıştır.
Kanser de çok uzun yıllardan beri yükselişte.
Veganlar et ve hayvani gıdaları bu sağlık problemlerinin baş suçlusu olarak gösteriyorlar.
Ancak, et çok uzun süredir tükettiğimiz bir gıda ve yukarıda bahsedilen problemler nispeten yeni.
Yeni ortaya çıkan sağlık problemlerinin sebeplerini eski gıdalarda aramak hiç de anlamlı değil.
Etin yol açtığı iddia edilen sağlık sorunlarının neler olduğuna ve bu iddialara karşı ortaya atılan kanıtlara bir göz atalım.
Kalp Hastalıkları ve Diabet: Biri 1,218,380, diğeri ise 448,568 kişi üzerinde yapılan iki araştırma, işlenmemiş kırmızı et ile kalp hastalıkları ya da diabet arasında herhangi bir ilişki bulamamıştır (4849).
Kanser: Biri 35 çalışmadan, diğeri 25 çalışmadan veri sağlayan iki değerlendirme çalışması sonucunda, işlenmemiş etin erkeklerde kanser ile çok az bir bağlantısı olduğu, kadınlarda ise hiç etkisinin olmadığı gösterilmiştir (5051).
Kanser bağlantısının sebebi, etin pişirilme şekli olabilir. Birçok çalışma, fazla pişirilen gıdalarda kanserojenlerin oluşabildiğini göstermektedir. Bu nedenle, eti pişirirken daha uygun yöntemler kullanmak ve yakmaktan kaçınmak önemlidir (52).
Şunu da unutmamak gerekir ki, bu çalışmalarda işlenmiş et ürünleri tüketenlerde riskin önemli ölçüde arttığı belirlenmiştir. Bu nedenle, tüketilen etin türüne de dikkat etmek gerekiyor.
İşlenmiş gıdaların genelde daha zararlı olduğunu zaten biliyoruz, bu sadece et ürünlerine has bir durum değildir.
Özet: İşlenmiş ve işlenmemiş et ürünlerini ayırarak yapılan çalışmalar, işlenmemiş et ürünlerinin kalp hastalıkları ve şeker hastalığı ile bağlantılı olmadığını, kanserde ise erkeklerde çok zayıf bir bağlantı, kadınlarda ise hiç bağlantı olmadığını göstermektedir.

8. Vejetaryanlar ve veganlar daha uzun yaşar ve ölümcül hastalıklara yakalanma riskleri daha düşüktür

Fingers Holding Fresh Soybeans
Veganların ve vejetaryanların uzun yaşadıklarına ve bazı ciddi hastalıklara daha az yakalandıklarına dair birkaç çalışma vardır. (5354).
Ancak bu çalışmalarda doğru sonuç alınmasını engelleyen Sağlıklı Kişi Yönlendirmesi (healthy user bias) adı verilen bir kavram mevcuttur.
Özetle, vegan ve vejetaryanlar, genel olarak et yiyenlere göre sağlıklarına daha fazla önem veren kişilerdir.
Sadece et ve hayvansal ürünleri tüketmemekle kalmıyorlar… Çoğu, et yiyenlere göre daha çok egsersiz yapıyor, sigara ve içki kullanmıyor, daha fazla meyve ve sebze yiyorlar (55).
Bu sebeple, sadece et yemedikleri için daha sağlıklı olduklarını söylemek mümkün değildir. Muhtemelen özen gösterdikleri diğer faktörler sayesinde daha sağlıklı oluyorlar.
Kim bilir… belki de et yememelerine rağmen (yemedikleri için değil) daha sağlıklıdırlar.
Araştırmalardan birinde, araştırmacılar sağlıklı kişi yönlendirmesini engelleyecek bir yol buldular.
Sağlıklı gıdalar satan bir dükkanın müşterilerini denek olarak seçtiler. Bu müşterilerden sağlıklı yaşam tutkunu vejeteryanlar ile sağlıklı yaşam tutkunu et yiyenler arasındaki farkları bulmaya çalıştılar.
Bilin bakalım ne oldu? Kalp hastalıkları ve felç riski ile ölüm oranları açısından iki grup arasında hiçbir fark bulunamadı (56).
Buradan ortaya çıkan sonuç şu; vejeteryan ve veganlar aynı zamanda sağlıklı yaşam meraklısı oldukları için daha az hastalık riski taşıyor ve daha uzun yaşıyorlar. Bu durumun hayvansal gıda tüketmemekle hiçbir ilişkisi yok.
Özet: Vejeteryan ve veganların daha sağlıklı olduğunu iddia eden çalışmalarda sağlıklı kişi yönlendirmesi (healthy user bias) mevcut. Bu faktörü engelleyen çalışmalarda ise denekler arasında sağlıklı olmak açısından bir fark yok.

9. Düşük karbonhidratlı beslenme öldürür

Girl Disgusted by Vegetables
Veganlar düşük karbonhidratlı diyetlerden hiç hoşlanmaz.
Bu anlaşılabilir bir şey, çünkü düşük karbonhidratlı diyetler, vegan ve vejetaryen diyetlerin tam zıttı gibidir.
"A'dan Z'ye" (A to Z) adlı yüksek kaliteli, rastgele ve kontrollü ilginç çalışmada, düşük karbonhidratlı beslenme ile düşük yağ içeren vejeteryan beslenme birbirleri ile karşılaştırıldı (57).
Bu çalışmada Atkins diyeti (düşük karbonhidratlı bir diyet) ile Ornish diyeti (düşük yağ içeren bir vejeteryan diyet) bir grup aşırı kilolu/obez ve menapoza yaklaşmış kadın üzerinde denendi.
Bir yıllık bir sürenin sonunda:
  • Atkins grubu, Ornish grubuna göre daha fazla kilo verdi (4.7 kg'ya karşı 2.5 kilo) ama 12 aylık bir süre için bu fark istatistiksel olarak çok önemli sayılmıyor.
  • Atkins grubunda kan basıncı daha fazla düşmüştü.
  • Atkins grubunda HDL kolesterol seviyelerinde daha fazla artış vardı.
  • The Atkins grubunun trigliseridleri 29.3 mg/dL; Ornish grubununkiler ise 14.9 mg/dL azaldı.
Ornish grubundakilerin diyeti sürdürme kararlılıkları yarı yarıya daha azdı ve araştırmayı terketme oranları iki kat fazlaydı. Bu da Atkins diyetinin daha kolay uygulanabildiğini göstermektedir.
Bu çalışma, düşük karbonhidratlı beslenme ile düşük yağ içeren vejeteryan diyetini karşılaştıran en iyi araştırmadır. Sonuçlar son derece açık.
Başka bir kontrollü çalışma farklı sonuçlar vermedikçe, vegan beslenme taraftarlarının vegan beslenme alışkanlığının düşük karbonhidratlı diyetten daha iyi olduğuna dair iddiaları bilimsel temelden yoksun kalacaktır.
Bunlara ek olarak, düşük karbonhidratlı beslenme üzerine 2002 yılından sonra en az 20 rastgele kontrollü çalışma yapılmıştır ve bu çalışmalar, düşük karbonhidratlı beslenmenin düşük yağ oranlı beslenmeye üstünlüklerini göstermektedir.
Özet: Düşük karbonhidratlı beslenmenin zararlı olduğu doğru değil. Düşük karbonhidratlı beslenme şekli ile düşük yağ oranlı beslenme şeklini doğru dürüst karşılaştıran tek çalışma, düşük karbonhidratlı beslenmenin daha sağlıklı olduğunu göstermektedir.

10. Vegan diyetini destekleyen çok fazla kanıt mevcuttur

Veganlığı savunanlar, vegan beslenmenin sağlığa yararlarını gösteren çok fazla sayıda çalışma varmış gibi davranırlar.
Female Doctor Holding Two Apples
Aslında, bilimsel sayılacak sadece bir kontrollü deney vardır. Bu deneyde, yeme alışkanlıkları tek değişken olarak alınıp, diğer yeme alışkanlıkları ile karşılaştırılmıştır.
Bu çalışma vegan diyetini doğrudan test eden tek çalışmadır (çok aramama ve veganlara sormama rağmen başka bulamadım).
Bu nedenle, bu çalışma vegan diyetinin sağlığa olan etkilerini doğru bir şekilde yansıtan en iyi çalışma olarak ele alınabilir.
Çalışma, Neal Barnard ve David Jenkins adlı doktorların önderliğinde bir grup tarafından gerçekleştirilmiştir.
Düşük yağ oranlı bir vegan diyetini, Amerikan Diyabet Derneği'nin önerdiği tipik bir şeker hastası diyeti ile karşılaştırmışlardır. Çalışmaya katılanlar tip 2 şeker hastalarıydı.
74 haftalık bir çalışma sonrasında şu sonuçlara ulaştılar (58):
  • Vegan grup 4.4 kg, şeker hastası grup 3 kg. kilo verdi. Aradaki bu fark istatistik açıdan önemli sayılacak kadar büyük değil.
  • Birtakım düzenlemelerden (istatiklerle oynamadan) sonra, vegan diyeti lehine küçük avantajlar ortaya çıktı. Bunlar HbA1c (-0.40%'a karşı +0.01%), Toplam kolesterol (-20.4'e karşı -6.8 mg/dL) ve LDL (-13.5'a karşı -3.4 mg/dL) değerlerindedir.
  • Ağırlık, beden kitle endeksi (BMI), bel çevresi, HDL kolesterol, trigliseritler, tansiyon, açlık kan şekeri ve CRP (C-reaktif protein) seviyelerinde herhangi bir fark görülmedi.
Gerçekten… hepsi bu. Bu çalışma, düşük yağ oranlı vegan diyeti üzerinde yapılan en kapsamlı çalışma olmasına rağmen, vegan diyetinin "mucize" faydalarını göstermiyor.
Vegan taraftarı yayınlarda bahsedilen çarpıcı sonuçlarla çok da ilgileri yok.
Bu arada, araştırmayı yönetenlerin de vegan olduğunu unutmamak lazım. Yani çalışmayı, vegan diyetinin faydalarını gösterecek şekilde ayarlamış olabilirler.
Bu sonuçlarda devrim yaratacak hiçbir şey yok. Akdeniz diyeti, düşük karbonhidratlı diyet vd. gibi diğer diyetler üzerinde yapılan çalışmalar da benzer, hatta çok daha iyi sonuçlar veriyor.
Vegan diyetleri konusunda koparılan onca yaygaradan sonra, bu sonuçlar, en hafif tabiri ile tam bir hayal kırıklığı.
Özet: Günümüze kadar yapılmış olan en kontrollü vegan diyeti çalışmasında bile hayvansal gıda içeren tipik bir şeker hastası diyetine göre çok minik farklar/faydalar mevcut.

11. Vegan diyetleri, insan için gerekli tüm besinleri fazlasıyla içerir

Woman Upset About Having to Eat Vegetables, Smaller
Bazı vegan beslenme taraftarları, insan için gerekli tüm maddelerin hayvani gıdalar kullanılmadan da alınabileceğini iddia ederler.
Ancak, bu doğruyu pek yansıtmamaktadır. Vegan beslenme tarzıyla yaşayanların çoğunun bazı sorunlar yaşadığı bilinmektedir.
Veganlar arasında yetersiz beslenme çok daha yaygındır:
  • Vitamin B12: Veganların %83'ünde B12 eksikliği görülür. Normal diyetle beslenenlerde bu oran %5'tir. B12 yetmezliği ciddi sorunlara yol açar (59).
  • Demir: Bir çalışmaya göre, veganlardaki ferritin (demir miktarı göstergesi) oranı, normal diyetle beslenenlerin sadece üçte biridir (60).
  • Vitamin D: Veganlarda Vitamin D seviyesi, normal diyetle beslenenlere göre %74 daha düşüktür (61).
  • Omega-3 Yağ Asitleri: Normal diyet uygulayanlara göre veganlarda EPA seviyesi %53, DHA seviyesi ise %59 daha düşüktür (62).
Uygulayanların büyük bir kısmını, kritik besin öğelerinden mahrum bırakan bir diyet…
Sizleri bilmem ama, bana hiç de iyi bir fikirmiş gibi gelmiyor.

NOT : Yazının sahibi sonradan fikrini değiştirmiş;

2015 Update: I have changed my mind about vegan diets since writing this article. I think these diets can be healthy for many people, as long as they are properly planned and based on whole, unprocessed foods.

Özetle diyor ki; "Bu yazıyı yazdıktan sonra vegan beslenme hakkındaki fikrimi değiştirdim. Doğru planlanan doğal, işlenmemiş ürünler ile beslenen kişiler için bu beslenme biçiminin sağlıklı olduğunu düşünüyorum".

Benim açımdan çok değişen bir şey yok. Veganlara saygı göstermekle beraber, kendi beslenme şeklimi değiştirmeyi hiç düşünmüyorum, yukarıdaki pekçok argüman bence hala geçerli...

Kaynak/Original Article : Top 11 Biggest Lies About Vegan Diets
Vegan Beslenme ile ilgili 11 Çok Yanıltıcı Bilgi Vegan Beslenme ile ilgili 11 Çok Yanıltıcı Bilgi Reviewed by Firat Tarman on Haziran 23, 2015 Rating: 5

45 yorum:

  1. (I)

    "Amerikan Beslenme Derneği’nin görüşü, tamamen vejetaryen ve vegan beslenme de dâhil olmak üzere, düzgünce planlanan vejetaryen diyetlerin sağlıklı, besin öğeleri açısından yeterli ve belli hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde sağlıksal faydalar sağlayabilir nitelikte olduğudur. İyi planlanmış vejetaryen diyetler, hamilelik, emzirme, bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemleri de dâhil hayat döngüsünün her safhasındaki bireyler ve sporcular için uygundur. (...) Bulgu temelli bir değerlendirmenin sonuçlarına göre, vejetaryen bir beslenme iskemik kalp hastalığından ölüm riskinin azalmasında rol oynamaktadır. Vejetaryenlerde ayrıca vejetaryen olmayanlara nispeten daha az düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol seviyesi, daha düşük tansiyon sorunu, daha düşük oranlarda yüksek tansiyon ve tip 2 diyabet görülmektedir. Ek olarak, vejetaryenlerde vücut kitle indeksi ve tüm kanser oranlarının daha düşük görülme eğilimi vardır. Vejetaryen bir beslenmenin içerdiği daha az doymuş yağ alımı ve daha çok meyve, sebze, tam tahıl, yemiş, soya ürünü, lif ve bitkisel kimyasallar, kronik hastalık riskini düşürebilmektedir."

    Tamamı: http://issuu.com/sosyalsavas/docs/veganbeslenme

    Dünyanın ne saygın sağlık kuruluşlarından biri olan Amerikan Gıda ve Beslenme Akademisi bunları söylüyor. Bu yazı oldukça taraflı ve birçok yalan bilgi içeriyor ama daha 1. maddeden yazdığı makalenin ne kadar nitelikli olduğunu ispatlamış sağolsun: "Vegan diyetlerinin faydaları daha çok zararlı ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak sayesindedir. İşlenmemiş hayvansal gıdaları yememek ile yukarıdaki faydaların bir ilgisi yoktur." ve “Bu diyet sadece hayvansal gıdaları dışlamaz, aynı zamanda sağlığa zararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanan başka gıdalar da tüketilmez.” demiş yazar. Sonra da alt tarafta rafine şeker, işlenmiş tahıl vb. gibi gıdaları örnek göstermiş. Fakat kaynağı nedir? Bu elbette ki uyduruk bir bilgidir. Veganlar besin anlamında sadece içinde hayvansal madde olan yiyecekleri tüketmez (mesela peynirli olan bir cipsi tüketmez ama hayvansal gıda içermeyen patates cipslerini yiyebilir). Yazıyı yazan kişinin güven sağlayabilmesi için öncelikle veganlık tanımını manipüle etmemesi gerekirdi. Veganların işlenmemiş gıdaları tüketmediğini ilk defa duyuyorum. Acaba kendisi hiç vegan et, vegan köfte, vegan cips, vegan bisküvi, vegan bitkisel süt vb. gibi sadece işlenmiş gıdalardan yapılan vegan yiyecek ve içecekleri duymuş mudur? Türkiye'de bile satılıyor bunlar. Örnek olarak Domino’s'un ürettiği vegan pizzalar (yapay peynir filan var içinde) geçen sene İsrail'de yarım milyon satmış. (1) Veganların içinde de tıpkı et yiyenlerin içinde olduğu gibi sağlıksız ve işlenmiş gıdalarla beslenen insanlar var yani. Yazar, vegan beslenmenin faydalı olduğunu kabul etmiş, bu konuda bilimsel çalışmalar olduğunu da kabul etmiş fakat bunu ilgisiz ve hiçbir temeli olmayan noktalara bağlayarak iyi bir şekilde manipüle etmiş. Çok basit bir örnekle bunu anlayabiliriz. Vegan beslenmeyle ilgili yukarıya koyduğum bilimsel yazında çalışmayı yürüten araştırmacılar şöyle dememiş: “Vegan beslenmeyle ilgili yaptığımız bilimsel araştırmada bu beslenmenin faydalı olduğunu bulguladık; fakat bunun nedeni hayvansal gıda tüketmedikleri için değil, hiçbir işlenmemiş gıdayı (buna bitkiler de dahil) ağızlarına sokmadıkları içindir”; özetle şöyle demiş; Vegan beslenme her dönemdeki insan için uygundur, sağlıklıdır, mümkündür; bazı hastalıkların önlenmesi noktasında faydalıdır, doymuş yağ alımının az olması sebebiyle de kronik hastalık riskini düşürmektedir”. Buradaki anahtar nokta, araştırmanın özet kısmının sonunda gizlidir; “…daha az doymuş yağ alımı ve daha çok meyve, sebze, tam tahıl, yemiş, soya ürünü, lif ve bitkisel kimyasallar, kronik hastalık riskini düşürebilmektedir." Bilim yapmakla şarlatanlık yapmak arasındaki ince çizgi bu alıntıdadır. (Devamı gelecek.)

    YanıtlaSil
  2. (II)

    Bakın diyor ki “daha az doymuş yağ alımı” kronik hastalık riskini düşürebilmektedir.
    Peki bunun bilimsel alanda karşılığı ne oluyor? Bildiğiniz gibi doymuş yağların başlıca kaynakları hayvansal gıdalardır. Vegan beslenme temalı bir araştırmada doymuş yağın az tüketilmesi vurgusu hayvansal gıdaların tüketilmemesiyle doğrudan ilgilidir. Zaten devamında da diyor ki; “daha çok meyve, sebze, tam tahıl, yemiş, soya ürünü, lif ve bitkisel kimyasallar…”. Veganlar da zaten ağırlıklı olarak bu besinlerle besleniyor, yani meyve ve sebze ağırlıklı bir diyet. Ama bu demek değil ki işlenmemiş gıdaları tüketmiyorlar. Sadece vegan ürün satan işletmelerin satışlarını kontrol etmenizi rica ediyorum (son yıllarda vegan besinlere olan yatırımlar dünyanın en zengin iş adamları tarafından geliyor). (2) (3) Bu da demek oluyor ki işlenmiş gıdalara veganlar büyük rağbet gösteriyorlar (bkz: talep varsa arz da vardır). (İsrail vegan pizza örneğini de bu yüzden verdim. Bu bir veridir, söylemimi destekledim. Yazarın da veganların işlenmemiş gıda tüketmeme suretiyle veganlara/veganlığa biçtiği rolü kaynaklandırması gerekirdi.) Buradan çıkan sonuç, veganlar da vegan olmayanlar da işlenmiş gıda tüketme bakımından eşittirler. Bilimsel alanda da eşittirler. Sanıyorum bilimsel çalışma yapan saygın bilim insanlarıyla sağda solda makale yazıp her şeyi çürüttüğünü sanan şarlatanlar arasındaki fark şimdi daha net olarak anlaşılmıştır. Velhasıl, ne yazık ki bu yazıyı yazan kişi iddialarını bilimsel veriler yerine, taraftarı olduğu kendi beslenme biçimini haklı çıkarmak adına, kişisel görüşlerine göre yorumlamış. Buradan çıkarılan bir diğer sonuçsa, sırf bilimsel araştırma linkleri gördük diye her makaleye inanmamalız, açıp orijinal araştırmaları okumalıyız. Nitekim Caner Taslaman gibi kişiler de kitaplarında/makalelerinde tonla bilimsel referans ekliyorlar ama bildiğiniz gibi bilimsel alanda yer bulamayan dogmatik düşüncelerin sonunda oluyor bu referanslar. Bu tipik bir ideolojik propaganda yöntemidir. Bu makaleyi de aynı kapsamda değerlendirmeli miyiz? Tabii ki. Vegan tanımı üzerinden bile manipülasyon yapan bir yazara nasıl güvenebiliriz? Kaldı ki çok saygın bir sağlık kuruluşunun vegan beslenme hakkında yaptığı en büyük bilimsel araştırmayı ekleyerek nasıl bir sahtekarlığın içinde olduğunu örneklerlemelerle de anlattım. Bilim kılıfı altında safsata yaymaya çalışanlara mı inanacağız, gerçek bilimsel verilere mi? Seçim sizin. (Devamı gelecek.)

    YanıtlaSil
  3. (III)
    Bir de bu yazıyı çeviren arkadaşa bir şeyler diyeceğim. "Bu yazıya olumlu ya da olumsuz yüzlerce eleştiri gelmiş. Vegan siteleri de burada yazılanları kendilerince çürütmüşler. Ancak, bu yazıda olduğu gibi bilimsel referanslar veren bir cevaba rastlamadım."

    Tavsiyem, orjinal bilimsel makaleleri okumanızdır. Sağlık ve evrim konuları istismara açık konulardır. "Nükleer fizik ya da diğer bilimler gibi, sosyobiyoloji de istismara açıktır. Başka insanları öldürmeyi ya da onlara acı çektirmeyi gerekçelendirmek için insanların bahaneleri her zaman olmuştur. Fakat Darwin evrim teorisini ortaya koyduğunda, evrime dayalı akıl yürütme de bu bahaneler gibi istismar edilmiştir." Jared Diamond (4) Piyasada bu tarz binlerce, onbinlerce makale var, hepsi değil ama çoğu kendi ideolojisini bilim adı altında sunmaya çalışıyor. Biz şüpheci ve sorgulayan insanlara düşense bunları dikkatlice okumak ve mantık süzgecinden geçirmektir. Tarafların ne dediği önemli değildir, önemli olan gerçeklerdir ve gerçeklerin hangi kılıf altında insanlara gösterilmeye çalışıldığıdır. Hepçil olma argümanı da böyledir mesela. Sırf hepçiliz diye et yememizin doğal ve ahlaki olduğunu öne sürenler var. Bilim de buna alet ediliyor. Anatomik ve fizyolojik özelliklerimiz et yemek için uygun olabilir ama başka anatomik ve fizyolojik özelliklerimiz de tecavüz etmek için uygun olabilir. Doğallık safsatası malesefki veganlık tartışmalarında en çok hataya düşülen konudur. Eğer kıstasımızı sadece doğadan alacaksak neden bunu hep hayvan hakları konusunda yapıyoruz? İnsan hakları söz konusu olduğunda 21. yüzyılda doğallık safsatasına pek başvurulmaz, fakat bundan 100-200 sene önce veganlık konusunda öne sürülen argümanlar köleler için de kadınlar için de kullanılıyordu. Eğer ikiyüzlü değilsek ve adaleti savunuyorsak hayvan hakları konusunda da net ve dürüst olabilmeliyiz.

    Son olarak, sağlıksal hiçbir gerekçe vegan olmanın önünde engel değildir. Vegan beslenme en az diğer beslenme biçimleri kadar uygulanabilir ve sağlıklıdır. Bunun tam tersini söyleyenler, taraflı makalelerle kara propaganda yapsa da dünyada milyonlarca sağlıklı vegan yaşıyor ve bu her sene giderek artıyor. Fakat buna rağmen ben hiç hayvanların hiçbir yerini yemediği/kullanmadığı için ölen bir vegan ya da içi milyonlarca çeşitli hastalıktan ölmek üzere olan veganla dolmuş bir hastane duymadım. Yazar, veganlığı sadece diyete indirgeyerek güzel bir anti-vegan propagandası yapmayı başarmış. Fakat makaleyi dikkatli inceleyen birisi bunun iyi bir sahte bilim örneği olduğunu ve içi boş safsatalarla dolu olduğunu kolayca anlayabilir. Bilimde tez ve antitez mantığı vardır. Yazar bunun farkında fakat işine gelen birkaç araştırmayı örnek gösterip iddia ettiklerinin antitezlerini bile manipüle etmiş. Gerçek şu ki; bilim vegan beslenmeyi sağlıklı buluyor. Hayvansal gıda tüketmemizin tek sebebi zevk ve alışkanlıktır. Hayvanları köle olarak kullanmamız sadece köklü inanç ve geleneklerimizden gelir.


    (1) http://israilblogu.com/2015/02/20/israil-veganlar-icin-bir-cennet/
    (2) http://www.mfablog.org/asias-richest-man-invests-in-vegan-foods
    (3) http://www.retaildetail.eu/en/eur-europe/eur-food/item/17038-german-vegan-supermarket-targets-60-stores
    (4) Jared Diamond, Üçüncü Şempanze: İnsan Türünün Evrimi ve Geleceği, Alfa Yay., s.114

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Yazıyı çeviren arkadaş" ben oluyorum :) Yazdıklarınıza katılmasam da, yayınlamamak gibi bir seçeneğim olamaz, çünkü o zaman bu blogun felsefesi ile çelişirim. Sizin kadar uzun yazacak zamanım yok şu anda. Ama emin olun yeteri kadar orjinal bilimsel makale okuyorum.

      Sil
  4. ‘Ben hayvanların sevgisi ile beslenirim. Midelerinizi hayvan mezarlığına çevirmeyiniz’
    Hz.Ali
    'Etten sakının. Çünkü onun hamr(içki) gibi tiryakiliği vardır. Ayrıca Allah, eti çok yiyen halklara buğzeder’
    Hz. Ömer
    ‘İnsanın bedenine giren her ceset orayı kendi mezarı haline getirir. Kim katlederse kendisini öldürür ve kim öldürülmüş eti yerse ölümün bedenini yemiş olur’
    Hz. İsa
    ‘Hayvanları yeme arzumuzu sürdürdükçe; mutluluğu elde etmek, dolayısıyla da adil bir toplum yaratmak için gereken şartları sağlamak mümkün değildir’
    Sokrates
    ‘Vejetaryenlik, vücut sağlığı ve canlılığı üzerinde olduğu kadar zihin ve zihin faaliyetleri üzerinde de güçlü bir etkiye sahiptir. Hayvanlara zarar vermeyi sonlandırmadıkça bizler, canavar ruhlularız’
    Edison
    ‘Bir ulusun büyüklüğü ve ahlaki gelişmesi, hayvanlara nasıl davrandığıyla yakından alakalıdır.Hissediyorum ki; bir safhaya geldiğimizde, artık manevi ilerlememiz; fiziksel tatminimizden vazgeçerek, hayvan dostlarımızı öldürmemekle sağlanacak’
    Gandhi
    ‘Gençliğimden bu yana et yenilmesine karşıyım. Bir gün insanların hayvanları öldürmeyi tıpkı insan öldürmek gibi cinayet kabul edeceğine inanıyorum’
    Da Vinci
    ‘İnsan et yemeden yaşayıp sağlıklı olabilir; o nedenle et yerse, sırf iştah için hayvanların öldürülmesinde payı olur. Ve böyle davranmak ahlaksızlıktır’
    Tolstoy
    ‘Hayvanlar benim arkadaşlarım ve ben arkadaşlarımı yiyemem. Benim çapımda bir zihin, besinini ineklerden almaz’
    Bernard Shaw
    ‘İnsanoğlunun en büyük zaafı, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanması. Hatta bütün yiyecekleri, hayvanları ve doğayı kendine sunulmuş bir nimet sanıyor. Evren dediğimiz bütün içerisinde, kendisini diğer canlılardan ayrı tutuyor. Çevreyi istediği gibi kullanıyor. Yıkıyor, yok ediyor. Halbuki insanoğlu bu evrende zincirin sadece küçük bir parçası. Bunu reddederek aslında kendisine bir hapishane yaratıyor. İnsanın bu yanılgıdan kurtulması en büyük özgürlük. Tabii bu da tam olarak mümkün olmayabilir ama bu çabanın kendisi de bir özgürlük. Vejetaryenliğin yayılması kadar insanlığın sağlığına ve dünyada hayatta kalmalarına fayda sağlayacak başka bir şey yoktur’
    Einstein

    YanıtlaSil
  5. Merhaba,
    Yazınızı sonuna kadar okudum, evet tabi ki beslenme açısından tartışılacak noktaları vardır, fakat siz fazlasıyla tek taraflısınız, varolan bilimsel çalışmaları göz ardı ediyorsunuz ve sadece karşıt argümanları dikkate alıyorsunuz ve üstüne bir de bilimsel olduğunuzu iddia ediyorsunuz, bilmiyorum ki ne denir...DAHA YENİ kanıtlandı kırmızı etin kansere yol açtığı bağımsız kurumlarca.
    Ayrıca, bir çok veganın vegan olmaktaki amacı sağlık değildir, ortada düşünebilen, sevebilen, korkan, ACIYI hissedebilen varlıklar vardır, veganizme karşı yapılan bu tür asılsız lekelemelr, bütün bu kişileri mal olarak görme gafletinden gelir ve şiddet dışında bir şeyi desteklemez. Eğer yaptıklarınız sorumluluğunu alabilecek bir yetişkenseniz, buyrun izleyin Earthlings belgeselini.
    Şöyle de bir rapor var eğer Afrikadaki insanlar, gelecek nesiller ya da kısacası dünya umrunuzdaysa:

    https://eksisozluk.com/entry/48964202

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kırmızı etin kansere yol açtığının DAHA YENİ kanıtını gösteren bilimsel yayını paylaşabilir misiniz rica etsem?

      Ekşi Sözlük bağlantısında verdiğiniz konuların çoğuna ben de katıldığımı yazıda belirttim zaten.

      Sil
    2. http://www.pnas.org/content/112/2/542.abstract

      http://health.ucsd.edu/news/releases/Pages/2014-12-29-sugar-molecule-in-red-meat-linked-to-cancer.aspx

      http://blogs.discovermagazine.com/d-brief/2015/01/02/red-meat-cancer-immune/#.Vg55SN_tlBe

      Türkçe olarak merak edenler:

      https://gaiadergi.com/kanser-ve-et-tuketimi-arasindaki-bag-yapilan-son-arastirma-ile-kanitlandi/

      Sil
  6. http://www.sozcu.com.tr/mobil/home/detay?post_id=874636&cat_id=15. Şöyle bir şey var fakat yazıda bahsettiğiniz chinese study bu olabilir.

    https://gaiadergi.com/kanser-ve-et-tuketimi-arasindaki-bag-yapilan-son-arastirma-ile-kanitlandi/
    Bu da Amerika'dan, tabi bu bir dergide yayımlanan hali, daha detaylı bulabilirsiniz başka kaynaklarda.

    YanıtlaSil
  7. https://eksisozluk.com/vegan-beslenmenin-saglikli-olmasi--4767800

    YanıtlaSil
  8. Merhaba, bunu şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum:

    https://eksisozluk.com/entry/48597700

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de yazımın 2. paragrafını tekrar okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Bu yazıyı yazma sebebim de "sadece bitkisel şeyler yiyerek yaşanır mı?, ne biçim insanlarsınız?" demek de değil. İşin aslına bakarsanız yazıyı yazan da ben değilim :) Sadece veganların et yiyenlere gösterdiği tepkilerin tümünün doğru olmayabileceğini gösterdiği için bu yazıyı tercüme ettim.

      Yazıda da belirttiğim gibi, hayvani ürünler elde edilirken yapılan zalimliklere ve tüketilen kaynaklara "öyle bir şey yoktur" demek mümkün değil. Keşke olmasa. Ama şu anda kullandığımız bilgisayar ve internet uğruna da neler neler feda ediliyor. Keşke daha çok sayıda insan vejeteryan ya da vegan olsa da, bu kötü uygulamalar azalsa. Benim bununla hiçbir sorunum yok. Ama siz de benim tükettiğim ürünlere karışmayın lütfen.

      Sil
  9. Beslenmeyle alakalı sorularınızın yanıtı burada:

    https://www.youtube.com/watch?v=LTqtPcY59iI

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, "The Vegan Atheist" çok tarafsız bir kaynak olmuş :-)

      Sil
    2. 1- Craig, WJ. "Health effects of vegan diets." Am J Clin Nutr. 2009; 89(5): 1627S-1633S.

      2- Kempner W. Treatment Of Hear and Kidney Disease and Hypertensive and Artesiosclerotic Vascular Disease With the Rice Diet. Ann Intern Med. 1949;31:821-856. doi:10.7326/0003-4819-31-5-821

      3- Le, L. T. and J. Sabate. "Beyond meatless, the health effects of vegan diets: findings from the Adventist cohorts." Nutrients. 2014; 6(6): 2131-2147.

      4- Tonstad, S.; Stewart, K.; Oda, K.; Batech, M.; Herring, R.P.; Fraser, G.E. Vegetarian diets and the incidence of diabetes in the adventist health styudy-2. Nutr. Metab. Cardiovasc. Dis. 2013, 23, 292–299.

      5- Jenkins, D.J.A.; Wong, J.M.W.; Kendall, C.W.C.; Esfahani, A.; Ng, V., W.Y.; Leong, T.C.K.; Faulkner, D.A.; Vidgen, E.; Paul, G.; Mukherjea, R.; et al. Effect of a 6-month vegan low-carbohydrate (“eco-atkins”) diet on cardiovascular risk factors and body weight in hyperlipidaemic adults: A randomised controlled trial. BMJ Open 2014, 4, e003505.

      6-Kjeldsen-Kragh, J. Rheumatoid arthritis treated with vegetarian diets. Am. J. Clin. Nutr. 1999, 70, 594S–600S.

      7. Peltonen, R.; Nenonen, M.; Helve, T.; Hänninen, O.; Toivanen, P.; Eerola, E. Faecal microbial flora and disease activity in rheumatoid arthritis during a vegan diet. Br. J. Rheumatol. 1997, 36, 64–68.

      8. Goff, L.M.; Bell, J.D.; So, P.W.; Dornhorst, A.; Frost, G.S. Veganism and its relationship with insulin resistance and intramyocellular lipid. Eur. J. Clin. Nutr. 2005; 59, 291–298.

      9. Fontana, L.; Meyer, T.E.; Klein, S.; Holloszy, J.O. Long-term low-calorie low-protein vegan diet and endurance exercise are associated with low cardiometabolic risk. Rejuvenation Res. 2007; 10, 225–234.

      10- Orlich, M. J., et al. "Vegetarian dietary patterns and mortality in Adventist Health Study 2." JAMA Intern Med 2013; 173(13): 1230-1238.

      11- Koeth, R.A.; Wang, Z.; Levison, B.S.; Buffa, J.A.; Org, E.; Sheehy, B.T.; Britt, E.B.; Fu, X.; Wu, Y.; Li, L. Intestinal microbiota metabolism of l-carnitine, a nutrient in red meat, promotes atherosclerosis. Nat. Med. 2013; 19, 576–585.

      12- Bae, S., et al. "Plasma choline metabolites and colorectal cancer risk in the Women's Health Initiative Observational Study." Cancer Res 2014; 74(24): 7442-7452.

      13- Tonstad, S., et al. Prevalence of hyperthyroidism according to type of vegetarian diet. Public Health Nutr 2015; 18(8): 1482-1487."

      Sil
  10. Aşağıdaki alıntı Dr Oğuzcan KINIKOĞLU'na aittir.

    "Bitkisel beslenmenin bazı hastalıkları tedavi edilebileceği yolundaki ilk bilimsel yayın, Alman asıllı bir göçmen olan Dr. Walter Kempner tarafından yapılmıştır. Dr Kempner, ciddi tansiyon yüksekliği olan hastalarını pirinç-meyve diyeti ile tedavi etmiştir (2). Vegan beslenmeye olan ilgi, son 15 yılda arka arkaya yayınlanan olumlu bilimsel çalışma sonuçları nedeniyle giderek artmaktadır (1). Bu çalışmalarda, vegan beslenmenin metabolik ve otoimmün hastalıklar üzerinde olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir. Vegan beslenen kişilerde metabolik sendrom, obezite, koroner arter hastalığı, şeker hastalığı ve romatoid artrit daha az sıklıkla rastlanmakta ve hastalık daha hafif seyretmektedir (3,4,5,6,7). Çünkü bu hastalıkların patogenezinde rol oynayan metabolik parametreler hayvansal ürün tüketilmemesi ile düzelmektedir. Veganlarda omnivorlara göre total vücut yağı, kan basıncı serum açlık kolesterolü, trigliseridi, kan şekeri düzeyleri ve oksidatif stres ürünlerinin daha düşük olduğu saptanmıştır(8). Fontana ve ark. batı tarzı beslenen insanlarda veganların aksine vücut kitle indeksi (VKİ), lipid, lipoprotein, şeker, insülin, CRP, kan basıncı, karotis arter intima-media kalınlığının daha fazla olduğunu göstermiştir (9). Sadece etin tüketilmediği vejeteryan diyet ile bile insülin direnci, diabet gelişim riski ve kardio-metabolik hastalık riski azalmaktadır (1).

    The adventist health study 2, Loma Linda Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ve adventistlerin yaşam biçimleri, yakalandıkları hastalıklar ve ölüm oranları arasındaki bağlantıyı ölçen bir dizi uzun süreli araştırma projesidir (10). Bu çalışmaya toplam 96.000 kişi katılmıştır ve katılımcılar ileriye dönük olarak takip edilmiştir. Katılanların 8%’i vegan, 28%’i lacto-ovo vejeteryan, 10%’u pesco-vejetaryan , 6%’sı semi-vejetaryan ve 48%’i omnivordur. The adventist health study çalışması vegan beslenmenin, omnivor beslenmeye göre tip 2 diabet gelişimi ve tüm nedenlerden ölüm oranlarını düşürdüğünü ortaya çıkarmıştır. Benzer olarak tüm kanser türleri de veganlarda, vegan olmayanlara göre daha az görülmüştür. Le ve Sabate kuzey Amerika adventisleri üzerinde yapılmış olan 3 prospektif kohort çalışmasını incelemişlerdir. Adventist Mortality Study, Adventist Health Study, Adventist Health Study 2. Vejeteryan diyetler ile non-vejeteryan diyetleri sağlıklı olmalarına göre karşılaştırmışlardır. Vejeteryan diyetlerin kardiovasküler hastalıklara, bazı kanserlere ve total mortaliteye (daha az ölüm) olumlu etkisi olduğunu bulmuşlardır. Vegan beslenmenin aynı zamanda obeziteye, hipertansiyona ve tip 2 diyabet gelişimine karşı da koruyucu etkisi olduğu vurgulanmıştır (3). Vegan beslenen kişilerde L-carnitine’den proatherosklerotik TMAO (trimethylamin-N-oxide) oluşturan barsak bakterilerinin veganlarda bulunmamaktadır (11). TMAO preaterosklerotik bir üründür ve aynı zamanda kolorektal kanser riskinde artış ile de ilişkilendirilmiştir (12).

    YanıtlaSil
  11. WHO: Salam, sosis gibi işlenmiş etler kanser yapıyor

    "Artık salam, plütonyum ile aynı kategoride"

    http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/10/151026_islenmis_et_kanser

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bunu okudum az önce ben de. Yukarıdaki yazıda da bu konudan bahsediliyor zaten.

      Sil
    2. "İşlenmiş gıdaların genelde daha zararlı olduğunu zaten biliyoruz, bu sadece et ürünlerine has bir durum değildir."

      Burada durum eşitlenmeye çalışılmış ama durum tam olarak böyle değil. Neden işlenmiş badem değil de işlenmiş et sigarayla, arsenikle eş tutuluyor, bunu irdelemek gerekir diye düşünüyorum.

      Ayrıca, şu kitabı okuma fırsatınız olursa eğer hem sağlık anlamında hem de veganlığın etik ve çevresel yönü hakkında pek çok önemli bilgilere vakıf olacağınıza inanıyorum. Gerek kaynakçasıyla, gerekse de yazarın donanımıyla müthiş bir esere dönüşen bu kitap, yeni bir Earthlings etkisi yaratacak gibi gözüküyor. Mutlaka ama mutlaka herkes okumalı:

      http://www.pandora.com.tr/urun/tabagindaki-yuz-gida-hakkindaki-gercekler/459621

      Sil
    3. BBC'de çıkan haberin orjinali daha kapsamlı;

      http://www.bbc.com/news/health-34615621

      En sonunda şöyle deniyor; "Kırmızı et yememek, kanserden koruyan bir strateji değildir, önceliği sigara, alkol ve vücut ağırlığı faktörlerine vermek gerekir"

      Tartışmaya devam etmek için değil ama Türkçesinin çok eksik çevrildiğini belirtmek için yazıyorum. Özetle özellikle işlenmiş et ürünlerinin kanser riskini arttırdığı, ancak bu riskin aşırı tüketim halinde önemli bir orana yükseldiği, diğer kanserojen faktörlerin üzerine gidilmesinin daha önemli olduğunu yazmışlar (haber başlığı biraz yanıltıcı olmuş). Ayrıca etin faydaları üzerine de birşeyler yazmışlar.

      Kendi adıma işlenmiş et ürünlerini neredeyse hiç tüketmiyorum zaten. Abartmadan tüketilen et ürünlerinin de riski arttırmadığı belirtilmiş.

      Bu arada sadece et üzerinden tartışıyoruz ama yumurta, süt, bal vd. hayvani gıdalar da var. Et ile ilgili argümanların bir kısmına katılmama rağmen, diğer hayvani besinleri tüketmekte çok fazla sakınca görmüyorum.

      Kitap önerisi için de teşekkürler...

      Sil
    4. Sadece işlenmiş et değil, kırmızı etin de kanser riski taşıdığını söylüyor rapor. Kırmızı et de sigara kadar olmasa da “olası kanserojenler” listesine yani 2A grubuna alınmış, glisofatın da olduğu listede kendine yer bulmuştur. Detaylar burada:

      http://www.theguardian.com/society/2015/oct/26/bacon-ham-sausages-processed-meats-cancer-risk-smoking-says-who?CMP=fb_gu

      Yaptığınız alıntıda yazanlar doğaldır, farklı görüşlere de yer vermiş BBC; fakat yorumdan da anlaşıldığı üzere kişisel bir tavsiyeden öteye gidememiş. Rapor çok ciddi ve devasa bir literatüre dayandırılmış. Bundan sonra muhtemelen tıpkı sigara da olduğu gibi işlenmiş etlerde de ciddi uyarılar yazacak, okullarda da yasaklanacak vs. Bu yasaklama çağrılarını PCRM onyıllardır yapıyordu fakat et endüstrisinin lobicilik faliyetleri sonucu engelleniyordu. Sonunda, geçte olsa, aynı noktaya gelmeleri sevindirici. :) Bir devrin sonuna geliyoruz artık, et endüstrisini lobicilik faliyetleri bile kurtaramayacak. Bilim her zaman kazanır. Vegan beslenmenin ABD'de sağlık kuruluşları, Üniversiteler ve diğer kamu alanlarında ana menü olarak resmiyet kazanması da çok yakın bkz. https://www.facebook.com/veganyemekler/photos/pb.502017273252565.-2207520000.1445942533./738809136240043/?type=3&theater

      Hocam, diğer hayvansal gıdaların da aslında işlenmiş etten o kadar da farkı yok. Hele süt demişsiniz o tam bir kanserojen madde (bkz. http://www.nature.com/bjc/journal/v112/n1/full/bjc2014544a.html )

      PCRM'nin sitesinde tüm bunlarla ilgili bolca kaynak bulabilirsin: http://www.pcrm.org/ ve http://nutritionfacts.org/

      Rica ederim, asıl ben teşekkür ederim yorumlarıma ilgi gösterdiğin için. Bu arada ben işin sağlık kısmıyla ilgilenmiyorum, veganlık adalet temelli bir mücadeledir, ama uyuşturucu baronlarını andıran et endüstrisinin, sağlık hakkında attığı yalanlara da bir şeyler diyemeden edemiyorum. Et, süt, yumurta ve diğer tüm hayvani endüstrilerin gözümde nazilerden farkı yok. En kötü işkenceler, soykırımlar onların kurduğu toplama kamplarında gerçekleşiyor. Bununla ilgili binlerce görüntü bulunmakta internette. Ayrıca, naziler ilhamını Chicago'da ilk kez kurulan mezbahadan almışlardır, bu açıdan da büyük benzerlik gösteriyorlar. Bu konu hakkında yahudi bir tarihçi tarafından yazılan bir kitap da var: http://hayvanozgurlugucevirileri.com/2012/07/15/hayvanlar-kolelik-ve-soykirim/

      Sil
    5. SADECE İŞLENMİŞ ET DEĞİL KIRMIZI ETİN KENDİSİ DE KANSER RİSKİNİ ARTIRIR (Dr. Murat Kınıkoğlu)

      Dünya Sağlık Teşkilatı salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinin kanser riskini % 18 oranında artırdığını açıkladı. Oysa kırmızı etin kendisi de -işlenmiş et kadar olmasa da- kanserojendir. Malum nedenler yüzünden (para, para, para) Dünya Sağlık Örgütü'nün bu gerçeği kabul etmesi çok zor. Bu konuda yayınlanmış pek çok çalışma var. KIRMIZI ET pankreas kanseri (1), mide kanseri (2), mesane kanseri (3), kalınbağırsak kanseri (4) riskini artırır. Yalnız erişkinler için değil çocuklar için bile zararlı olabilir. Eve kırmızı et sokmamalarını önerdiğim hastalarım hemen “çocuklar ne yiyecek?” diye soruyorlar. Çok kırmızı et tüketen kız çocuklarının gelecekte meme kanseri olma riski artmaktadır (5). Harvard Hemşireler çalışmasına katılan 44.231 kadın 13 yıl boyunca takip ediliyor. 1132 kadında meme kanseri ortaya çıkıyor. Gelişme çağında çok et tüketenlerde menapoz öncesi erken meme kanseri gelişme riski % 43 yüksek bulunuyor. Karolinska Enstitüsü'nin yaptığı bir başka çalışmada 61.433 kadın 13.9 yıl takip ediliyor ve fazla kırmızı et tüketiminin kalın bağırsak kanserinin özellikle alt kısımda olanlarını artırdığı gösteriliyor (6). (These findings suggest that high consumption of red meat may substantially increase the risk of distal colon cancer.) Kırmızı eti ne kadar çok yerseniz kalın bağırsak kanseri riskiniz doza bağlı olarak artar. Her 50 gramlık kırmızı et artışı riskinizi % 21, her 100 gramlık kırmızı et artışı riskinizi % 29 artırır (7). Gördüğünüz gibi kırmızı etin zararlı olduğuna dair elimizde yeteri kadar kanıt var. Kanser, kalp krizi ve şeker hastalığı riskinizi artırmak istemiyorsanız işlenmemiş de olsa kırmızı etten uzak durun.

      (1)Nöthlings U, Wilkens LR, Murphy SP, et al. Meat products and fat intake as risk factors for pancreatic cancer: the multiethnic cohort study. J Natl Cancer Inst.2005;97:1458-1465.
      (2)Wang X, Terry PD, Yan H. Review of salt consumption and stomach cancer risk: Epidemiological and biological evidence.
      World J Gastroenterol.2009;15:2204–2213.
      (3) Ferrucci LM, Sinha R, Ward MH, et al. Meat products and components of meat products and the risk of bladder cancer in the NIH-AARP Diet and Health Study. Cancer. 2010;116:4345-4353.
      (4) World Cancer Research Fund (WCRF)/American Institute for Cancer Research (AICR). Food, nutrition, physical activity and the prevention of cancer: a global perspective. Continuous Update Project. Washington, DC: AICR; 2011.
      (5) Farvid MS, Adolescent meat intake and breast cancer risk. Int J Cancer. 2015 Apr 15;136(8):1909-20.
      (6) Susanna C. Larsson, Red meat consumption and risk of cancers of the proximal colon, distal colon and rectum: The Swedish Mammography Cohort. International Journal of Cancer.
      Volume 113, Issue 5, pages 829–834, 20 February 2005
      (7)Chan DSM, Lau R, Aune D, et al. Red and processed meat products and colorectal cancer incidence: meta-analysis of prospective studies. PLoS ONE.2011;6:e20456.)

      Sil
    6. Yapıcı yorumlar için teşekkür ederim. Saçma sapan argumanlarla, ya da saldırgan yorumlarla gelmek yerine, medeni bir şekilde yazıldığı sürece her türlü yoruma açık olduğum gibi, çok da fazla şey öğreniyorum bu yorumlardan.

      Bu yazıyı çevirme sebebim bazı agresif vegan fikirlerin o kadar da doğru olmayabileceğini göstermekti. Buradaki fikirlere tamamıyla katıldığım anlamı da çıkmamalı aslında. En basit şekilde örnek vermek gerekirse, yazının orjinal başlığı "Vegan Beslenme ile ilgili 11 yalan" idi. Ben bu kadar sert yazmak istemedim, sadece bazı argümanların tam da doğru olmayabileceğini düşündüğüm için bu tercümeyi yaptım.

      Evet, et yemenin, özellikle de işlenmiş et yemenin riskleri var, ama gördüğüm kadarı ile bazı yararları da mevcut. İnsanlar sadece ve sadece zarar veren sigaradan da vazgeçmiyorlar. O yüzden et yemelerine de birazcık hoşgörü ile bakılabilir diye düşünüyorum. Ancak, para getiren hemen her sektörde olduğu gibi endüstrileşmiş ve canavarlaşmış et, süt, yumurta endüstrilerini de görmezden gelmiyorum. Keşke bunlar olmasa...

      Sil
  12. Bilimsel kaynak değil ama ben şunu söylemek istiyorum, veganlar istediği kadar hayvansal ürün kullanmasın, ulaşımda araba yerine bisiklet kullanan, petrol türevi ürünlerden kaçınan;klima,deodorant,deterjan kullanımını minimum tutan birisi doğaya çok daha yararlıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vegan beslenmenin çevresel sebeplerle dosdoğru ilgisi vardır. Ki evet bu kişiden kişiye değişse de, veganlar doğaya saygılıdır. Vegan beslenmenin dünyaya daha faydalı olduğunu çevresel argümanlarını araştırabilirsiniz:)

      Sil
    2. Bak bu bilimsel kaynak;

      ‘’Daha uygar, etik ve sağlıklı bir anlayışı benimseyerek Vegan yaşayan bir kişi, (Hayvanları yemeyen, giymeyen ve hiç bir şekilde sömürmeyen kişi) her gün 4 bin 163 litre su, 20 kilo tahıl, 2.7 metrekare ormanlık alan ve bir hayvanın hayatını kurtarıyor’’

      *ABD’de kaya gazı üretiminde her sene 375 milyar litre su kullanılır. Hayvancılık sektöründe ise 128 trilyon litre su kullanılır.
      *1 adet hamburger üretimi = 2.500 litre su = 2 ay her gün duş alabileceğimiz su miktarı.
      *ABD’de hanelerinin (evlerin) tümünün tükettiği su miktarı %5 iken hayvancılık sektörü tüm ülkenin su kaynaklarının %55’ini harcar.
      Bunun sebebi:-
      1 kilo dana eti = 20.000 litre su
      1 kilo yumurta = 4.000 litre su
      1 kilo peynir = 7.500 litre su
      *2006 senesi Birleşmiş Milletler raporuna göre; büyükbaş hayvanlar tüm ulaşım araçlarının ürettiğinden daha fazla sera gazı üretiyor. Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, arabaların, kamyonların, trenlerin, uçakların, gemilerin tümünün oluşturduğu sera gazdan çok daha fazlasını üretiyor. Tüm ulaşım %13 iken büyükbaş hayvancılığı sera gazının %18’inden sorumlu. Bunun da sebebi büyükbaş hayvanlarının sindirim aşamasında büyük miktarlarda metan üretmesidir. Bu metan, araçların yaydığı CO2'ye göre 25 ile 100 kat daha tahrip edicidir.
      *2009 Dünya Çevre Gözlem Enstitüsü’nün bir raporunda:- Hayvancılık sektörünün sebep olduğu sera gazının esasen %18 değil %51’e yakın olduğunu yayınladı.
      *Hayvancılık sektörü küresel ısınmaya sebep olan 1 numaralı faktördür.
      *Gezegenimizin tatlı su kaynaklarının %33’ünün tüketimine, arazilerin %45’inin işgaline, Amazon ormanlarının tahribatının %91’ine sebep hayvancılık sektörüdür.
      *Denizlerden her yıl 2.7 trilyon (90 milyon ton) deniz canlısı alınır. Akıntı ağları ile avlanan her 1 kilo ticari balık için hedefte olmayan 5 kilo canlı (yunus balığı, deniz kaplumbağası ve köpek balıkları) gereksiz yere katledilir.
      *Yağmur ormanları gezegenimizin akciğerleridir. Palm yağı 10 milyon hektar yağmur ormanı yıkımından sorumlu iken hayvancılık sektörü 55 milyon hektar yağmur ormanının ortadan kalkmasına sebep olmuştur.
      *Hayvancılığın oluşturduğu atık maddeler insanlarınkine oranla 130 misli daha fazladır.
      *Meracılık düşünüldüğünde ABD’de yaşayan insanların et talebi için 1.5 milyar hektar alan gereklidir oysa ABD'nin sahip olduğu arazi 0.77 milyar hektardır.
      *1 bardak süt üretebilmek için 1.000 bardak su harcanır.
      *12-15 miyar insanın beslenmesine yetecek miktarda gıda üretiyoruz. 7 milyar nüfusumuz var. Her gün açlık çeken 1 milyar insan var. Ürettiğimiz tahıl ve bakliyatın %50’sini hayvancılık sektöründe yem olarak kullanıyoruz.
      *Gezegenimizde yaşayan 7 milyar insan her gün 20 milyar litre su tüketir (içer), yaklaşık 10 milyar kilo gıda tüketir. Oysa yetiştirilmekte olan 1.5 milyar büyükbaş hayvan 170 milyar litre su içer, 61 milyar kilo gıda tüketir. Vegan diet uygulayan bir insan et yiyenlere kıyasla %50 daha az CO2 üretir, 1/11 oranında petrol tüketir, 1/13 oranında su tüketir, ve 1/18 oranında arazi işgal eder.
      *Her yıl 70 milyar çiftlik hayvanı yetiştirilir. Her bir saatte 6 milyon çiftlik hayvanı gıda için öldürülür.

      https://cowspiracy.vhx.tv/buy
      http://www.cowspiracy.com/facts/
      2009 Dünya Çevre Gözlem Enstitüsü’nün raporu
      http://www.worldwatch.org/node/6294

      Sil
  13. Hobim gereği memleketimizin birçok dağını gezdim. Yüksek irtifada daha çok hayvancılıkla kıt kanaat geçinen köyleri gördüm. Ben vegan olsaydım bile o insanlara yün yorganları atıp İKEAdan elyaf yorgan almalarını tavsiye edemezdim. Unutulmamalı ki çoğu hayvandan çok daha kötü şartlarda yaşayan insanlar var. Biraz güzel memleketimizin köylerini gezin sadece...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz da mezbahaları gezseniz keşke:) hangi insanın zorla sütü alınıyor ve büyütülüp kesilmek ve yenmek için yaşıyor?

      Sil
  14. Merhaba
    Bir şekilde buraya girdim ve tarafsız yorum istediğinizi söylüyorsunuz ancak yazınız full et yeme odaklı. Ve dediğiniz gibi mezbahalarda yaşananlardan bahsetmemişsiniz bile. Biz sağlığımız için vegan olmuyoruz. O hayvanlar acı çekmesin diye uğraşıyoruz. Tarafsız yazı istemeden önce tarafsız yazılar yazmalısınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazının çeviri olduğunu belirtmiştim

      Sil
  15. yumurta yemeseydik o kadar tavuk ve horozu ne yapacaktık? birde ineklerin ( çiftlik değil, dopal ortamda yetiştirilen) bazen sağılmadıklarında, yavrularını emzirmelerine rağmen çatladıklarını biliyor musunuz?
    bir arkadaş sadece hadislerden bahsetmiş, peki Et yemeği helal kılan, Kurban'ı farz kılan KUran ayetlerini nereye koyacaksınız? Doğru ya , veganların çoğu bu ayetlere inanmaz.. Ama hadislerden örnek verir, enteresan..
    Allah bal arısına vahyetti, onda sizin için sayısız şifalar vardır!
    Tabiki hayvanlara zülmetyecegiz, ama yaratılan herşeyin insan için olduğunu ve aşırıya kaçmadan tüketmenin ( haramlar bellidir) yanlış olmadığını hatta gerekli olduğunu biliyorum,
    çünkü O, bu , şu ne demiş çok ilgilenmem beni Yaratan ve merhametlilerin en Merhametlisi olan Allah bizim için ne uygun görmüş ona bakarım.
    Çok mu yobaz gözüktüm oradan :)
    evet linç edebilirsiniz..

    YanıtlaSil
  16. peki hayvan yiyen hayvanların diğer canlıların yaşam hakkını ellerinden alması konusunda ne düşünüyorsunuz? Ah pardon doğa , denge vs filan ...
    insan soyu yiyemez ama her tülü hayvan soyu yiyebilir.

    YanıtlaSil
  17. Kesinlikle katılmıyorum. İnsanlar etçil değil otçul canlılardır. Çenemizin etçil canlılar gibi yukarı aşağı değil, sağa sola hareket yapar bu da otçul canlılar gibi yediğimiz besinleri çiğnememiz içindir. Dişlerimiz etçiller gibi sivri değil otçullar gibi küttür. Bağırsaklarımızn uzundur bu da yediğimiz besinleri çabucak dışarı atamadığımızı gösterir. Oysa etçillerin bağırsakları daha kısadır çünkü yedikleri et mideye geldikten sonra artık bozulmuş bir et olur ve bir an önce dışarı atılması gerekir. Ayrıca hangi hayvanı elimzde hiçbir alet olmadan bir aslan, kaplan, timsah vb. etçil hayvanlar gibi yakalayıp çiğ bir şekilde yiyebiliriz? En bariz şekilde bu bizim etçil değil otçul olduğumuzu gösterir.
    Eğer çocukluğumuzdan beri bize kalsiyum yalnızca etten alınır, inek sütü içersen kemiklerin gelişir diye öğretilmeseydi kim bir canlının ölüsünü yemek isterdi ya da onun kendi yavrusu için salgıladığı sütü içerdi sorarım size?
    İhtiyacınız olan tek süt annenizin sütüdür. Başka bir canlının değil. Zaten hayvansal sütler insan vücudunu olumsuz etkiler. Boşuna mı laktozsuz sütler üretilmeye başlandı? Soya sütü, badem sütü, hindistan cevizi sütü vb. inanın çok daha sağlıklıdır. Vegan olunca yiyecekleriniz kısıtlanmıyor. Günümüzde hayvansal gıdaların neredeyse hepsinin bitkisel versiyonu yapılmış durumda. Hayvanları kendi zevkiniz için sömürmeyi, kullanmayı, işkence etmeyi bırakın lütfen.
    Hitler'in Yahudiler'e, beyazların siyahlara yaptığı bu ayrım ve işkenceden ne farkı var Allah aşkına. Hepimiz canlıyız. lütfen onların yaşamına saygı duyun.
    Ne bir tavuk reglsine, ne bir arı kusmuğuna ne de bir inek salgısına ihtiyacınız var.

    YanıtlaSil
  18. Bilginize: Yazının sahibi fikrini değiştirmiş:

    2015 Update: I have changed my mind about vegan diets since writing this article. I think these diets can be healthy for many people, as long as they are properly planned and based on whole, unprocessed foods.

    Yazıyı çeviren kişi olarak; sorumluluğunuz gereği bu güncellemeyi sizin düşmeniz gerekir diye düşünüyorum.

    Sitede yeni yayınlanan başka bir yazı: https://authoritynutrition.com/vegan-diet-benefits/

    Veganlık herkes içindir. Herkes için yeterli bir besin repertuarına sahiptir. Hayvanlar için doğru olanı yapıp onları kullanmamaya karar veren hiç kimse, doğru bir beslenme uyguladığı sürece sağlığından mahrum kalmaz. Bizler sağlık uzmanı değiliz; ancak aktardığımız bu görüşler, dünyaca ünlü sağlık kurumlarına ait. Aşağıda bu kurumlardan bazılarını görebilirsiniz:

    “Amerikan Beslenme Derneği’nin kanısı, vegan ve tam vejetaryen de dahil uygun biçimde planlanan tüm vejetaryen beslenmelerin sağlıklı, gıda açısından yeterli ve belli hastalıklardan korunmada fayda sağlar nitelikte olduğu yönündedir. İyi planlanmış vejetaryen beslenmeler, hamilelik, emzirme, bebeklik, çocukluk ve yetişkinlik gibi hayatın her evresindeki bireyler ve sporcular için uygundur.”

    - Amerikan Beslenme Derneği

    “Vegan bir beslenme tahılları, meyveleri, sebzeleri, baklagilleri (kuru baklagiller, nohutlar ve mercimekler), tohumları ve yemişleri temel alır. Et, balık, tavuk, süt ürünü, yumurta ve bunları içeren gıdalarla diğer hayvansal gıdaları içermez.

    Vegan bir beslenmenin sağlığa birçok potansiyel faydası vardır. Bunların arasında obezite, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, 2. tip şeker hastalığı ve kanserin belli tipleri gibi hastalıkların çok daha düşük oranda görülmesi vardır. Diğer faydaları da daha düşük kolesterol seviyeleri ve safra taşıyla bağırsak sorunlarının düşmesidir. Bu beslenme biraz daha planlama gerektirebilir. Veganlar protein, demir, çinko, kalsiyum, D ve B12 vitaminleri ve omega-3 yağları gibi besin öğelerini yeterince almaya dikkat etmelidirler. İyi planlanmış bir vegan beslenme tüm bu ihtiyaçları karşılayabilir. Hamile ve emziren kadınlar, bebekler, çocuklar, ergenlik dönemindekiler ve yaşlılar için de güvenli ve sağlıklıdır. Gün boyu yenen çeşitli bitkisel gıdalar iyi bir sağlık seviyesini sağlayıp sürdürmek için yeterli proteini sağlayabilir.”

    - Kanada Beslenme Uzmanları

    “İyi planlanmış bir vegan beslenme hayatın tüm evreleri için uygundur ve birçok fayda sağlar.”

    - Birleşik Krallık Beslenme Uzmanları Derneği

    "Sağlıklı ve dengeli bir vegan beslenme anlayışının iyi planlanmasıyla vücudunuza gereken tüm besinleri alabilirsiniz.”

    - Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmetleri

    http://abolisyonistveganhareket.org/post/142476828006/vegan-beslenmeye-onay-veren-sa%C4%9Fl%C4%B1k-kurumlar%C4%B1

    Bu arada veganlık diyet değildir. Şu siteleri inceleyebilirsiniz: http://abolisyonistveganhareket.org/SSS
    http://www.veganoluyorum.com/

    Veganlığın kuramsal arka planını öğrenmek için birkaç kitap:
    http://www.metropoliskitap.com/invo
    http://www.iletisim.com.tr/kitap/hayvan-haklarina-giris/8129#.WBT8QPmLSUk
    http://www.iletisim.com.tr/kitap/kafesler-bosalsin/8053#.WBT8i_mLSUk
    http://www.pandora.com.tr/urun/tabagindaki-yuz-gida-hakkindaki-gercekler/459621

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazının sahibi fikir değiştirmiş olabilir ama ben değiştirmedim :) Vegan olmaya da hiç niyetim yok... Ama defalarca belirttiğim gibi, başkasının yaşam, beslenme ya da başka tercihlerine saygılıyım. Siz vegan yaşam biçiminizle mutlu olun, ben de kendi yaşam biçimimle mutlu olayım.

      Veganlık karşıtı olan pekçok kişi ve kurum da var. Burada bunları yarıştırmaya hiç niyetim yok. Ben sadece bir yazı çevirdim. Internet bir bilgi deryası, elbette doğrusu ve yanlışı ile. Okuyanları biraz araştırmaya teşvik ettiysem (ve siz de ettiyseniz) ne mutlu. Herkes kendi doğrusunu bulacaktır.

      Sil
    2. Siz nasıl '..başkasının yaşam, beslenme ya da başka tercihlerine saygılıyım' derken yalnızca 'insan'dan bahsediyorsanız, vegan yaşayan bizler kalplerimizi genişleterek bu anlayışa biyolojik kardeşlerimizin tümünü dahil ettik. Ve her gün kardeşlerimizin bedenlerini yiyen, salgıları yüzünden onları derin acılara ve esarete mahkum etmiş insanların farkındalıksızlıklarına ya da damak keyifleri yüzünden içi boş argümanlara tutunmaya çalışmalarına ne kadar saygı gösterilebilirse inanın çok daha fazlasını gösteriyoruz ve hatta ellerinden tutup yardımcı oluyoruz. Bilimsel adı altında her ne referans gösterirseniz tam tersi olan bir bilgiyi size gösteririm. Ancak madem yaşam biçimlerine saygıdan, yani etik-ahlaktan dem vurdunuz, o halde damak keyfinizin nelere maal olduğunu da bir araştırmanızı öneririm.

      Bir zamanlar 'siyah'ların özgürlüğünü savunan 'beyaz'ların bile evde köle 'siyah'ları bulunduğunu unutmayınız.

      İnsanların hayvanları yemeye ya da salgıları için sömürmeye ihtiyaçları yoktur. Ben ve benim gibi yaşayanlar bunun ispatıdır. Bizler de en az sizin kadar sağlıklıyız ve en fazla sizler kadar yaşarız.

      Sevgilerimle..

      Sil
    3. İşin küresel boyutundan baktığınızda da vegan yaşam önce kendinize sonra tüm gezegene şifadır;

      ‘’Daha uygar, etik ve sağlıklı bir anlayışı benimseyerek Vegan yaşayan bir kişi, her gün 4 bin 163 litre su, 20 kilo tahıl, 2.7 metrekare ormanlık alan ve bir hayvanın hayatını kurtarıyor’’

      *ABD’de kaya gazı üretiminde her sene 375 milyar litre su kullanılır. Hayvancılık sektöründe ise 128 trilyon litre su kullanılır.
      *1 adet hamburger üretimi = 2.500 litre su = 2 ay her gün duş alabileceğimiz su miktarı.
      *ABD’de hanelerinin (evlerin) tümünün tükettiği su miktarı %5 iken hayvancılık sektörü tüm ülkenin su kaynaklarının %55’ini harcar.
      Bunun sebebi:-
      1 kilo dana eti = 20.000 litre su
      1 kilo yumurta = 4.000 litre su
      1 kilo peynir = 7.500 litre su
      *2006 senesi Birleşmiş Milletler raporuna göre; büyükbaş hayvanlar tüm ulaşım araçlarının ürettiğinden daha fazla sera gazı üretiyor. Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, arabaların, kamyonların, trenlerin, uçakların, gemilerin tümünün oluşturduğu sera gazdan çok daha fazlasını üretiyor. Tüm ulaşım %13 iken büyükbaş hayvancılığı sera gazının %18’inden sorumlu. Bunun da sebebi büyükbaş hayvanlarının sindirim aşamasında büyük miktarlarda metan üretmesidir. Bu metan, araçların yaydığı CO2'ye göre 25 ile 100 kat daha tahrip edicidir.
      *2009 Dünya Çevre Gözlem Enstitüsü’nün bir raporunda:- Hayvancılık sektörünün sebep olduğu sera gazının esasen %18 değil %51’e yakın olduğunu yayınladı.
      *Hayvancılık sektörü küresel ısınmaya sebep olan 1 numaralı faktördür.
      *Gezegenimizin tatlı su kaynaklarının %33’ünün tüketimine, arazilerin %45’inin işgaline, Amazon ormanlarının tahribatının %91’ine sebep hayvancılık sektörüdür.
      *Denizlerden her yıl 2.7 trilyon (90 milyon ton) deniz canlısı alınır. Akıntı ağları ile avlanan her 1 kilo ticari balık için hedefte olmayan 5 kilo canlı (yunus balığı, deniz kaplumbağası ve köpek balıkları) gereksiz yere katledilir.
      *Yağmur ormanları gezegenimizin akciğerleridir. Palm yağı 10 milyon hektar yağmur ormanı yıkımından sorumlu iken hayvancılık sektörü 55 milyon hektar yağmur ormanının ortadan kalkmasına sebep olmuştur.
      *Hayvancılığın oluşturduğu atık maddeler insanlarınkine oranla 130 misli daha fazladır.
      *Meracılık düşünüldüğünde ABD’de yaşayan insanların et talebi için 1.5 milyar hektar alan gereklidir oysa ABD'nin sahip olduğu arazi 0.77 milyar hektardır.
      *1 bardak süt üretebilmek için 1.000 bardak su harcanır.
      *12-15 miyar insanın beslenmesine yetecek miktarda gıda üretiyoruz. 7 milyar nüfusumuz var. Her gün açlık çeken 1 milyar insan var. Ürettiğimiz tahıl ve bakliyatın %50’sini hayvancılık sektöründe yem olarak kullanıyoruz.
      *Gezegenimizde yaşayan 7 milyar insan her gün 20 milyar litre su tüketir (içer), yaklaşık 10 milyar kilo gıda tüketir. Oysa yetiştirilmekte olan 1.5 milyar büyükbaş hayvan 170 milyar litre su içer, 61 milyar kilo gıda tüketir. Vegan diet uygulayan bir insan et yiyenlere kıyasla %50 daha az CO2 üretir, 1/11 oranında petrol tüketir, 1/13 oranında su tüketir, ve 1/18 oranında arazi işgal eder.
      *Her yıl 70 milyar çiftlik hayvanı yetiştirilir. Her bir saatte 6 milyon çiftlik hayvanı gıda için öldürülür.


      https://cowspiracy.vhx.tv/buy
      http://www.cowspiracy.com/facts/
      2009 Dünya Çevre Gözlem Enstitüsü’nün raporu
      http://www.worldwatch.org/node/6294

      ‘Hayvanları yeme arzumuzu sürdürdükçe; mutluluğu elde etmek, dolayısıyla da adil bir toplum yaratmak için gereken şartları sağlamak mümkün değildir’
      Sokrates

      Sil
    4. "Siz nasıl '..başkasının yaşam, beslenme ya da başka tercihlerine saygılıyım' derken yalnızca 'insan'dan bahsediyorsanız, vegan yaşayan bizler kalplerimizi genişleterek bu anlayışa biyolojik kardeşlerimizin tümünü dahil ettik."

      Vahşi hayvanlar da biyolojik kardeşlerini yiyorlar, onu ne yapacağız? :)


      "Bilimsel adı altında her ne referans gösterirseniz tam tersi olan bir bilgiyi size gösteririm."

      Bu cümleden sonra herhangi bir tartışma hiçbir yere varmaz. Bence burada bitirelim :)

      Saygılarımla

      Sil
  19. Vahşi hayvanlar değil, sadece etçil hayvanlar diğer hayvanları yer. Siz vahşi bir hayvan türü değil 'İnsan' türüsünüz. (Etçil bir hayvan olduğunuzu ispat etmek isterseniz canlı canlı dişlerinizle parçalayıp kemiği siniri kanı her şeyiyle herhangi bir hayvanı çiğ çiğ yediğiniz videonuzu bekliyorum) Yine de hayvan yemeyi meşrulaştırmak adına etçil hayvanları kriter alıyorsanız DNA nızın %98 i aynı olan şempanzeleri hatırlatırım. (Beslenmeleri büyük oranda meyveden, yapraklardan ve sadece kasım aylarında bitkisel beslenme güçlüğü çektikleri için yedikleri bazı böcek türlerinden oluşur)


    "Sizi saçmalıklara inandıranlar, vahşiliklere yol açmanızı sağlayacaklardır"


    Voltaire

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir önceki yorumuma sadık kalmayı tercih ediyorum. Bu tartışma bir yere varmaz. Beni vegan olmaya ikna edemezsiniz, ben de sizi insanların hepçil olmasının faydasına ikna edemem. Yüzbinlerce yıldır et yiyen "insan" türü eti sadece yakın tarihteki kısa bir zaman diliminde pişirerek yedi. Pişmiş daha lezzetli oluyor, tavsiye ederim :)

      Sil
  20. Sizi vegan olmaya ikna ettiğimi nereden çıkardınız? Zihinsel maniplasyonlardan kurtulamamanız buna en büyük engeldir. Vegan olmak bir bilinç halinin yan ürünüdür, sandığınız gibi 'Olunacak' bir durum değildir. Ve bildiğinizi zannettiğiniz bir konuyu asla öğrenemezsiniz zaten. Yaşam hakkına saygıdan bahsederken gezegendeki biyolojik kardeşlerimizin yaşam hakkını hiçe sayan türcü ve ayrımcı insan egonuz buna engeldir. Hepçil hayvanlar kartal domuz fare gibi hayvanlardır ve onlar da yaradılış gereği eti çiğ şekilde sindirebilme özelliğine sahiptir, sizin gibi pişirmek zorunda kalarak değil. Ve tavsiyeniz için teşekkür ederim ama hayvan cesedi yemekle sizi yemek arasında benim için fark yoktur bunu anlasanız iyi edersiniz. Kendini diğer türlerden daha zeki gören ve tüm gezegeni sömürmeye esaret altında acılara mahkum etmeye çalışan insan anlayışına dayalı çarpık ve hastalıklı beslenme alışkanlığımı bırakalı uzun yıllar oldu. Kendinize hak gördüğünüz bu durum faşizmin temel ilkesidir; 'Güçlü olan haklıdır'.. Hayvan dostlarımıza kalbini açamayan insanlığın birbirini de yemesi haliyle kaçınılmazdır. Ancak siz anlamak için değil cevap vermek için konuşuyorsunuz. Mide ikinci beyindir aklınızda bulunsun. Ve çoğu insan beyni yerine midesinden konuşur. Protein konusu, bitkilerin de canı olduğu, Allah'ın emri ya da çok sıkışınca 'Aslanlar da et yiyiyor' diye insanlığı bırakıp hayvanları örnek gösteren davranış biçimleri ve ucuz argümanları sıklıkla tüm veganlar duyar. Ancak bu durum bir öğünde yediğiniz hayvan bedeni yüzünden dakikada açlıktan ölen yedi insanın hakkını tükettiğiniz gerçeğini değiştiremez. Bu dolaylı bağlantıları görebilmeniz için önce aklınızı sonra da kalbinizi açmanız gerekir ki bu pek mümkün görünmüyor şu an için.

    Yediklerinizi hazmetmeniz dileğimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Veganlar bir, astroloji severler iki. Her şeyin doğrusunu siz biliyorsunuz, bilim de sizden yana, sizin gibi düşünmeyenler öğrenme kabiliyetine, hayvan sevgisine, hatta beyine sahip değil, üstüne üstlük faşist. Beslenme alışkanlıkları ya da düşünceleri çarpık, önyargılı, yetersiz.

      Burası sizin aklınız sıra üstün fikirlerinizi başkalarına hakaret ederek istediğiniz gibi yazacağınız bir yer değil, benim blogum. Öyle bir mecra bulup orada anlatın ne istiyorsanız. İsminizi dahi yazmaya tenezzül etmeden insanlara ukalalık taslayıp hakaret etme cüretini nereden buluyorsunuz? Eğer becerebilirseniz hakaret etmeden eleştirilerinizi yazın, onaylayayım. Aksi taktirde lütfen yazmaya devam etmeyin buraya.

      Sil
  21. Teşekkür ederim güncellemeyi düştüğününüz için. Yazı zaten pseudoscience üzerine kuruluydu (tıpkı internetteki anti-vegan içeriklerin ezici çoğunluğunda olduğu gibi); herhangi bir şekilde bilimsel olarak adlandırılamayacak kadar manipülatif bir yapıya sahipti. Bu yüzden sürekli olarak ideolojik bir şekilde anti-vegan yazılar yayınlayan bu popüler sitenin (authoritynutrition.com) gerçek bilime yönelmesi ve bilimsel gerçekleri geç de olsa kabul etmesi beni sevindirdi. Umarım sizin de fikriniz değişir ve siz de bilimsel gerçekleri kabul ederseniz. Sevgiler.

    Bu arada insanın otçul veya hepçil olmasıyla veganlığın bir alakası bulunmamakta. Yukarıdaki vegan(?) arkadaşın argümanları ne yazık ki veganlığı savunmaktan oldukça uzak. Belli ki kendisi bir bitkisel diyet savunucusu. Veganlık hayvan haklarıdır. O kişi umarım veganlığın diyet veya fizyolojik bir mesele olmadığını kavrar ve insanın otçul olduğu gibi yalan yanlış bilgilerle veganlığı savunmayı bırakır. Veganlık adalet ve etikle ilgilidir. Evrim teorisi ise, doğadaki olguları açıklar, neyin doğru ve etik olduğunu değil. Örneğin, evrim teorisi doğada tecavüzün, yamyamlığın, cinayetin vs. yaygın olduğunu söyler; ama etik veya doğru olduğunu değil. Ünlü evrimsel biyolog Richard Dawkins bile veganlığı etçil/otçul gibi bir zeminde tartışmaz (https://www.youtube.com/watch?v=872Sx1uCx90). Çünkü bu bir mantık hatasıdır (https://yourlogicalfallacyis.com/appeal-to-nature).


    İnsanlar etçil midir yoksa otçul mudur, yoksa ikisi de değildir de omnivor mudur tartışması zaman zaman gündeme geliyor. Hayvan yemelerini meşrulaştırmak için insanın omnivor olduğunu öne sürenlerin yanı sıra vegan pozisyonu savunmak için insanın otçul olduğunu öne sürenlere de rastlamak mümkün. Oysa bu tartışmanın etik veganlık açısından herhangi bir değeri yok.

    İnsanın 40 bin yıl önceki ecdadının neyle beslendiği konusunun yerine tartışmaya değer olan, insanın hayvansal gıdalar olmadan beslenerek sağlıklı olarak yaşayıp yaşayamayacağı konusudur. Gerçekleştirilen çalışmalarda, insanın bitkisel olarak beslenmesinin sadece yeterince sağlıklı olmadığı, aynı zamanda dengeli bir bitkisel beslenmenin, kimi hastalıkların ve bedensel sorunların önlenmesi ve çözümüne yol açtığı dahi bulgulanmıştır. (bkz. Amerikan Beslenme Derneği raporu http://goo.gl/3kWlRc ve China Study). İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak için hayvan öldürmek ya da hayvanları kaynak olarak kullanmak zorunda oldukları iddiası hiçbir şekilde gerekçelendirilemez.

    Hayvan kullanımlarımız zorunlu değildir. Hayvan kullanımlarımız, gerekli olmasından ya da zorunluluktan değil, keyiften, alışkanlıklardan ve toplumun bu kullanımları desteklemesinden kaynaklanır.
    http://abolisyonistveganhareket.org/post/71302138204/insanlar-et%C3%A7il-midir-yoksa-ot%C3%A7ul-mudur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim yorumunuz için. Ben de dün konuyla ilgili bazı aramalar yaparken şu yazıyı buldum;

      http://www.evrimagaci.org/fotograf/56/1280

      Sizin de bir göz atmanızı öneririm. Karşı görüşleri de değerlendirmek lazım. :)

      Veganlığın felsefesini anlıyorum elbette, katıldığım pek çok nokta var. Ama katılmadığım noktalar da var. Sizin de dediğiniz gibi, bunun otçul, etçil, hepçil olmamızla doğrudan bağlantısı yok (aslında sadece etçil olsaydık ne olurdu diye düşünmedim de değil).

      Dünyada çok daha önemli sorunlar da var. Keşke tek sorunumuz bu olsa da, biz de kolayca çözsek ama maalesef gerçek hayatta öyle bir şey yok.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.