Bulut depolama nedir, nasıl daha etkili kullanılabilir?


“Bulut” kelimesi bu aralar pek bir moda. Kullanan çok olmasına rağmen, tam olarak ne işe yaradığını ve kullanım alanlarını bilen az. Bu yazıda “bulut”un ne olduğunu anlattıktan sonra, daha etkili ve güvenli olarak nasıl kullanılabileceğini de anlatacağım.

Bulut nedir?
Bulutla ilgili ilk bilinmesi gereken şey, bulutun fiziksel bir şey olmadığıdır. Bulut, sunucuların oluşturduğu bir ağdır ve bu sunucuların herbirinin ayrı bir fonksiyonu vardır. Bazı sunucular işlemci güçlerini çeşitli uygulamaları çalıştırmak veya bir servisi işletmek için harcarlar. Örneğin Adobe’nin Creative Suite’ini  (Photoshop vd. uygulamalar) artık bir kutuda satın alamıyorsunuz. Onun yerine aylık bir abonelik ücreti ödeyerek bunlardan istediğinizi kullanıyorsunuz. Bu yüzden de adı Adobe Creative Cloud zaten.

Diğer bazı sunucular ise veri saklama işi yapıyorlar. Bulut, yukarıda anlattığım gibi bununla sınırlı olmayan bir hizmet ama, en çok bilinen kullanımı bu. Bir örnek vermek gerekirse, telefonunuzla bir fotoğraf çektiğinizde (iCloud vb. servis kullanmadığınızı varsayarsak) çekilen fotoğraf telefonun belleğinde saklanıyor. Ama bu resmi Instagram’a yüklerseniz, buluta göndermiş oluyorsunuz.

Yani özetle bulut, sunucuların ağı. Adobe Creative Cloud gibi bir servis sağlayabildiği gibi, Instagram veya Dropbox gibi veri depolama alanı da sunabiliyor. Büyük ihtimalle siz de pek çok bulut servisi kullanıyorsunuz. GoogleDrive, Skydrive, iCloud, Evernote ve benzerlerini kullanıyor olmak yeterli.

Bulutta çalışmanın faydaları
Şirketler için en önce maliyetler geliyor. Kendi donanımını almak yerine, sadece kullandıkları kadar ödeyerek bulut servislerini kullanmak çok daha cazip. Daha sonra bir genişleme ya da kemer sıkma gerekirse, bunları da işin içine katmak bulut kullanıcıları için çok kolay. Kendi donanımlarını alan firmalar bu tür genişleme ya da daralmalarda sıkıntı çekiyorlar.

Bireysel kullanıcı için ise bulutun en iyi yanı, güvenli bir yedekleme imkanı sunması. Böylece verilerinizin kaybolması riski en aza indiriliyor. Özellikle de çok kişisel olmayan dosyaların saklanması ve sonra geriye çağırılması gibi işlemler. Bilgisayarınızın başına ne gelirse gelsin, dosyalarınızın güvende olduğunu bilmek çok rahatlatıcı. Ama tam güvenlik için aşağıdaki güvenlik kısmını da okuyup, oradaki tedbirleri almak koşuluyla.

Bulutun kısa tarihi
Bulut kavramının geçmişi 1950’lere kadar geri gidiyor. O yıllarda bir bilgisayarın (mainframe  denirdi) bir oda kaplayacak büyüklükte olduğunu hatırlatırım. Her kullanıcı için ayrı bilgisayar alınamayacağı için de, eldeki işlem gücünü ve belleği paylaşma yoluna gidilirdi. Bu “paylaşma” bulut kavramının öncüsü oldu.

1969 yılında ARPANET’in (Advanced Research Projects Agency Network = Gelişmiş Araştırma Projeleri Ağı) geliştirilmesi diğer önemli bir adımdır. ARPANET ile amaçlanan, herkesin veriye ve programlara her yerden rahatça ulaşması idi. Internet’in ilk aşaması...

Çeşitli gelişmelere rağmen, Internet 90’lı yıllara kadar verimli bir paylaşıma yetecek kadar hız ve bant genişliği sunamadı. “Bulut bilgisayar” kavramı ilk olarak 1997’de kullanıldı ve 1999’da da internet üzerinden ilk uygulama paylaşımını Salesforce duyurdu . Şu anda benim şirketimde de Salesforce.com’u kullanıyoruz. Daha sonra 2006’da Amazon, Amazon Web Servisleri (AWS) adını verdiği servisleri devreye soktu.

Bulut servisleri ne kadar kapasite sunuyor?
Google, Amazon, Microsoft , Apple gibi devler ile Dropbox, Box ve benzerleri gibi rakipleri de sayıldığında dünyadaki bulut kapasitesinin çok yüksek bir miktar olması gerekiyor. Ancak bu firmaların hiçbiri kapasite verilerini doğal olarak paylaşmak istemiyor. Yine de bu infografikte belirtilen tahmine bakılırsa şu anda internette 1 Exabyte civarında bir kapasite var. Daha tanıdığımız terimlerle yazılırsa 1,073,741,824 Gigabyte! 700 MB büyüklüğünde 1.6 milyar CD’nin kapasitesi kadar! Yeteri kadar yerimiz var gibi duruyor...

Bulut servisleri ne kadar güvenli?
Güvenilirlik, sistemin yıl boyunca ne kadar ayakta durduğu, her istediğinizde erişebilmeniz ve dosyalarınızın kaybolmaması ise, bulut servisleri yeterince güvenli. Ama asıl güvenlik sıkıntısı başka. Bulut çok gizli olmayan bilgileriniz için kullanıldığında son derece kullanışlı. Örneğin Evernote’ta yapılacak işlerinizi tutmak gibi işler yapabilirsiniz. Broşür, film, MP3 vb. gibi başkasının eline geçse çok sorun yaratmayacak dosyaları saklayabilirsiniz. Peki ama sizin kontrolünüzde olmayan başkasına ait bir sunucuya en önemli dosyalarınızı koymak ne kadar güvenli? Pek çok insan bu konuda endişe duyuyor, bence haklılar da. Bazı firmalar buluta konan dosyaları şifreli saklayarak insanlara bu konuda daha fazla güven vermeye çalışıyor. Örneğin Google para ödeyen bulut müşterilerine bunu ücretsiz sunuyor.

Güvenlik istiyorsanız, buluta koyacağınız önemli dosyaları kırılamayacak şekilde şifreleyen bir program ile önceden şifrelemenizi öneririm. Örneğin TrueCrypt. Truecrypt’in sayfasında, şifreledikleri bir dosyayı FBI’ın bir sene boyunca tüm olanaklarını seferber etmesine rağmen kıramadığı anlatılıyor. Bulut için ayırdığınız klasörleri otomatik olarak şifreleyen ve buluta gönderirken şifreli dosyayı gönderen programlar da mevcut. Ben birkaç tanesini denedim ve pek sevmedim. Benim bulduğum çözüm, çok önemli dosyalarımı bir TrueCrypt diski üzerine koyduktan sonra bu dosyayı bulut klasörüne atmak. Tabii mümkün olduğu kadar küçük bir dosya yapmak lazım (500 MB, 1GB gibi) zira her değişikliğinizde dosya yeniden karşıya yükleniyor. Anlattıklarımı paranoyak bulmayıp, buluta tüm dosyalarınızı açık bir şekilde koymamanızı tekrar öneriyorum.

Bulut kullanımında hayal kırıklığı yaşamamak için birkaç ipucu
1) Mutlaka yedek bulundurun. Buluta yedekledim diye tek yedeğiniz olarak bulutu bırakmayın ve başka yerlere de yedek alın. Zaten yedeklemenin temel kuralı birden çok yedek bulundurmaktır. Yedeklemenin ikinci kuralı ise daha çok yedek bulundurmaktır! Yani yedekleyin, yine yedekleyin, kuşkunuz olduğunda tekrar yedekleyin... Yedekleriniz arada sırada kontrol edin ve mümkün olduğunca tüm yedeklerinizi aynı yerde bulundurmayın. Bu konuda bir paranoyak olan benim 3 ayrı evde, işyerinde ve de anahtarlığımda yedeklerim var. Siz bu kadar olmasa da yine de tedbirli olun. Bulut servisi bir şekilde ulaşılmaz olursa elinizde bir şeyler bulunsun.

2) Birkaç bulut servisini kullanın. Bu yöntem ücretsiz alıyorsanız daha çok depolama alanına sahip olmanızı sağlayacağı gibi, tek bir firmaya güvenmekten de daha iyi. Geçtiğimiz yıllarda Amazon, Instagram ve diğer bazı büyük servisler kasırga, sel vb. gibi doğal olaylarda büyük sıkıntılar yaşadılar. Diğer sorunları da göz önüne alarak, ülkemizdeki servisleri de kullanmakta fayda var. Yani verilerinizi mümkün olduğu kadar değişik coğrafi bölgede tutun. Bu belki bireysel kullanıcılar için çok sorun değil ama çok önemli verileri olan bankacılık, sağlık, devlet kurumları gibi kullanıcılar için çok önemli.

3) Dosya güvenliği için yukarıda bahsettiğim önlemleri alın. Internet’e konan her dosyaya herkesin bir gün ulaşabileceğini unutmayın. En azından biri dosyanızı ele geçirirse şifreli bir dosya ele geçirsin. Daha kolay hedefler varken, yıllarca sizin dosyanızı kırmak için uğraşması daha düşük ihtimaldir.


Bulut depolama nedir, nasıl daha etkili kullanılabilir? Bulut depolama nedir, nasıl daha etkili kullanılabilir? Reviewed by Firat Tarman on Ekim 15, 2013 Rating: 5

19 yorum:

  1. BT sync hakkında yazmamışsın dostum çok önemli bir fark la gelen bu sistemin belirtilmesinde fayda var...

    YanıtlaSil
  2. Popüler servisim #Dropbox. Tavsiyemdir.

    YanıtlaSil
  3. dostum güldürdün beni:) ne veriymiş be arkadaş!! valla merak ettim... tamam haklı olduğun noktalar var şüphesiz ama abartının da bu kadarı bence çok abartılı:) paranoya bağladın bak benide

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normal olduğumu hiç iddia etmedim :)

      Sil
    2. Paranoya gibi ama degil. Bence,kaybedince anlaşılıyor :)

      Sil
  4. hocam elinize kolunuza sağlık, çok net ve hoş bir yazı olmuş.çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.

    YanıtlaSil
  5. teşekkür ederim, gayet güzel, istifade edilebilecek bir yazı ben de istifade ettim. Almanlar der ki; Trauen ist gut, aber kontrolle ist besser. (güven iyidir, ama kontrol en iyisi) size katılıyorum. İ.Yazar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faydalı olduğuna sevindim. Teşekkürler...

      Sil
  6. Bulita yeni oyun kaydetmiş eskiyi nasil bulurum

    YanıtlaSil
  7. buluttaki butun resimler yadekleniyor diyor ama bakiınca tum resimleri goremiyom nasil gorebilecem resimler nerede

    YanıtlaSil
  8. buluttaki butun resimler yadekleniyor diyor ama bakiınca tum resimleri goremiyom nasil gorebilecem resimler nerede

    YanıtlaSil
  9. Buluttan 2 yıllığına 1TB ücretsiz alan kazandım. Şimdi diğer bulutlardaki verilerimi buna aktarıyorum. 2 yıl bittiğinde ne olur? Tekrar veri yükleyemem ama var olan verilerimi indirip kullanabilir miyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2 yıllık sürenin sonunda size biraz daha süre tanıyarak dosyalarınızı almanızı isteyeceklerdir. O süre dolduğu halde dosyalarınızı almazsanız tekrar ulaşamazsınız.

      Sil
  10. selamlar. bende kendime ait Bulut depolama istiyorum. https://www.synology.com/tr-tr/products/DS215+ bu cihazı düşünüyorum. Acaba bunu alınca güvenlik yazılımı vb. içinde mi oluyor. tak çalıştır gibi bir sistem mi. bir de evdeki adsl modem ile bu iş ne kadar sağlıklı olur. cevap veren herkese şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.